Sana kalınmışlığın fırınında aşka ekmek çıkardım. Un ile sen arasındaki beyazların
mirasçısı oldum.Kendime konuk oldum. Sen geldin. Gözlerin yoktu,sözlerinin gözleriyle konuşup ağladın.
Damlalarını yudumladığım seyr-i aşkına betimsiz özlemler ekledim.
Sordum sana dokunmak aşk mıdır ki? Dokunmaktık kapılar gibi aşklar yaşamaya başladık bizim ki de aşk mı acep.
*Metrik bir rüya denedim gündüz uykularında. Rüyama bile gelmeyi tenezzül etmiyorsun.
-
Bir kitapla sabahlamak gibi, bir aşkta ölmekti hayatın en güzel okunması. Senin sayfan yazgımda başladı.Yazılmamışlığı suya, aşka, ruha, umuda, en güzel niyetlere yazan arınmanın sesiyim.
İyi olanla iyi olana olağan kalmak, güzel olanla güzele kalmaktır hayatın dinmikleri
birbirimizi bir geçerken-1
sensizliğin iğnesi zamanın t’eninde ama acıyan benim
gelişim gelişindi,değişim düşündü, iletişim tatlı dilindi
şimdi aşk yüreğinde her zerresine kurulan bir saatim
çınlamaya başladı çiçek anılarının meyve öncesi
Ayrılık gibi akan damlalarındayım. Bu defa biraz geç kaldı ömrümü ıslatmayı, hicranlarımı deşmeyi.
• Bu sefer hazırım, yeni tıraş olmuşum, sinek kaydı tıraşımda yüzümde hatta yüzsüzlüğümde kalmaz damlaların.
Güzelliğe verdim adını, güzel güzel kullandılar.Kötülük yanaşmadı.Sonra dudak uçlarımın ucunda denize düştün.Düşlerin maviye, mavi ben’e, ben zellalerine, helallerine, cemallerine zerre kaldım.
-Köpüklere kavuştu kavuşmalar,artık sarılmalı damla ile aşk.
Şimdi bana her mavi, adına kadar ıslanmış dalgalarım var algılarımı sana çeviren.
Birinin yarasına merhemci oldum. Her çeşit merhem yaptım; ama hiçbir merhem bana ilaç olmadı.
-Merhemim Meryemsi bakışlarında, Leylasal sıcağında, Şirinci tavırlarında herkesten, her şeyden, her aşktan öte kendine ait duruşun sevmesinde.
Merhem olsan Meryem olsan doğursan aşkı. Ben zaten İsa olalı çok oldu.Arındım, son pişmanlık kitabım bütün terk edilen erkeklerin kutsi kitabı okundu.Bir nevi şahsına münhasır muasır medeniler sırrını taşıyan aşk ermişiyim…
-Erdim.
-Eridim.
benimsin ile benimdesin arasındaki arasattasın
melekler arsa alıyor sen şehrinde
ben kentimi işgal ediyor sensizlik
düşlerim fırçalıyor beyaz kavuşmaları
temiz bir beyazın son yazındayım
özüne dileğimin resmi vakfedildi
kavuşmanın şahdamarını kesen giyotin sözlerin var
kesiflerim hisler arasında sislerine karışmışken
gidemem bu büyülü ve büyük sevdandan
leyla eteğini, etik yarınlar için giyerken
gidemem
-uzun bir yaşayış ıslaklığı- ıslanmış ıslık veresiyesi olmayan yaşanırlık-1
küllerini taşıyorum güllerine Ankalar çeviren hayatın
nikotini eskiz düşlerde saklı bir sevi gölgesinde büyürsün
direnişin sirenlerini çalar ilginin kendi arayışı
-Bir gün gelir diye, her gün arife…
*Bir kişinin eksikliğini bayramın eksilerinden çıkarma işlemindeyim. Bütün insanlığı çıkardım, topladım, sadece senin eksikliğin kaldı.İşlem yapmıyor dünya. Beni senden çıkarmıyor.
Bayram dile geldi.
…: Sevgisine susadığın ve her günü arife saydığın yarin hasret hamalısın.
çok kilo almış duygularım
görünmeyen her görünme arzusunda
seni yüreğinin teğetinde
ruhuna ekvator çizen tutulmalarında
güncül ve ölümcül hisler bulvarındayım
kavuşmakla kavuşmamak arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!