son bir şansın ilk harfinde kaybettim her şeyi
kumarını oynamıştı gözlerim
bunca güzel içinde yalnız sana
fire vermişti bakışların
bana akışların
Siyahı beyaza çeviren gül gelecek
Sen varken duygularım olgun bebekler gibidir LİLİ
Sen yokken her şey şeyhine şevciye
Sevmek ve inanmak arınmanın elçisi
Oysa iki adım kalmıştı ilk adına. Sana isimler vermiştim. İlk adına geldim. Nazlıcan masalını okudu Simurg:
Yedi vadi aştın mı? Aşılmış aşkların nefessiz zirvesinde nefsini temizledin mi?
Her insan yedi kez sınanır, kaç kez ondan gitmek için sınandın.Ondan gidişinde yedi kez dönmek için yollar işveler, işaretler, şifreler, tutkusal emareler var.İkinizde hazır mıydınız. İkiniz de biliyor muydunuz?
Ocak
-Ocağı tütmüş sevdaların zemherisindeydik. Sol yanımdaki buzulları eritecek hurilere ders veren seni bekliyordum.
Hayali hale taşıyan gezginlerinin gizlerinde izsiz sözlerim vardı.
*Varsıl, ver hasıllılarım vardı.Varamadığımız bütün içsel kuytular sevi kırağımız düşmüştü.
Bir yanış istiflenmesindeyim. Bir güle yüreğini teslim etme sürecindeyim.
-Bir bülbül nidasında çığlıklarımı duyma senfonisiyim. Son şiirlerim bestelenmeyecek kadar ağırdı. Bir şiirde yeniden göz göze geldi imgelerim.Derin bir mananın tanımında açıklandı yaralanışım isimsizliği.
Hz. Yusuf’un güzellik hikeminde tutuldu nutkum. Bir güzel, bütün güzlerimi sunmuşken başka yazgının yazını yaşayamam.
Züleyha olduğun günlerin her salisesindeyim. Bütüncül bir zaman, tüketici zamansızlık arasında bağrıma batıyor Züleyha’nın aşk uçları.
-Yeni çentiğini attı damla. Islanmış bir geleceğin süzgecinden geçirdi beni sensizlik.
Haylaz vurdumduymazlarım duydu.Duyulsamanın enerjisinde gözlerinden akanların öz taşında, ruhun sıralandı. Beni taşıdı vicdanın her zerresine.Ki erkeğin vicdanı cüzdanına yakın bir yerde ve yarde olur genelde.Benim ki kadınsal ışıltılarınla eridi, yüreğimin kuytularında sessiz iklimler sundu.
-Kara bahtının karasal ve yarasal iklimini yaşıyorum.Balkanlar ve Sibirya’dan gelen hava kütlesinin ruhu sensin Şehrinaz.
-Yalnızlığım magmada üşümeyi unutmuş.Gözlerine bakmayalı, sözlerim bakıyor her şeye.Ben sözlerle seviyor ve yaşıyorum.
-Sesi kısık umut radyosunda senli parçalar dinliyorum.Bütün parçalar sana benziyor, ben söyleniyor, sen çalınıyorsun.
Sevmemek sevmekten daha karlı
Çünkü sevmek ruhun dirilişindeki volkaniktir
Sevmemekle sevmek üvey kardeştir çoğu yar ülkesinde
Kokulu bir çikolata değil sevmemek
Kaygıların katranlığında bir kale
Sevmemeyi kemiren yerli fareler gibi
...Hayatın çok kısa filminde sesim kısık. Kıstırılmış ,yaşanmamış, özlenmiş umutlarım var. Umuluşun ummanıyım gözlerin ufkun yel devirenleri çevirken.
-Yediveren yadların sahilindeyim. Islanmış su gülüne. Su gülünü büyüten damlaların vicdan kopmasıyım. Kopuşlarımı yaşadım
adınla başlayan kitapların sözsüz cümlelerinde.
-Alfebenin ilk harfi seninle aşkı başlatır.
*Bakış vuruyor gözüme
Göğü kucaklayıp,yeryüzünü yaryüzü yaptım senin için.
-Saklandığın ben’lerden çıkma zamanı. Kaçışlarının kurasında ben çıktım.
Aşk, çiçeğe benzer.Çiçeği sevmeyen var mı? Çiçekten sonrasıdır aşk.Hamdık..Sonra pişmenin finali, yüreksel yolculuk.
*Dokunamadığın sözlerinle geldi cümle cemalin.Kitabı sızışlarda yaşattın beni.
Yüreğe ekonomik yörüngeler dizen, içsel mahşerin sol yanında sana saklandım.
1.
Belleğimde tükenmiş özlemlerin tetiği
bu_senden vurmaya hazır incinişim
meşum kayıpların sesinde hece olmadın aşka
kanımı yakan bir yıkılışın son mermisiyim
hesapsız gidişlerin bağrını deliyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!