israfil’in surları sırlarında ördüğü sensiz dünyanın sonuyum
sonum orada başlangıcıma yamalanır
eskimez denilen sevdanın şırıngasını sunuyor ilklerin
matemlerini nakışlıyor sevmek
dünyanın sonu gibi betimsiz anlara akıyor ruhum
şeytanın akıl yağıyla farklı tatların uçurumundayım
Beni sevmek pahalı
Bana bakmak pahalı
Beni istemek hatalı
Bana dönmek zamlı
Benimle benleşmek cezalı
Git bu sıvı sevdalardan
-Hayatın devam etmesini neden araştırmıyoruz ki? Neden devam eder ki hayat senken, sen de yokken. Bu yaşanmış bir ölümün mumyasını sunmak değil mi?
Ya da kader kazançlarımızın toplanmasıdır, bize ait olanı olağan yapmak mıdır hayat.
Peki sevgilim, kayıplarımızdan,ayıplarımızdan elde edilen kazancın karında neden yoksun?
-Nedenler hep zararda?
Mehveş
zail kurganların kederinde zeylim sana
beklemek pınarında göz yaşların sana benziyor
önce sen/ sonrası / ben arasında akıyor hayıflar
arandığım sensizlik, her şeyi aradığım bir şeydeydi
arıyorum,yalnız kalmış aranmayı
aramak biraz sende arınmak, arıtılmak
bir artış, arıtış, aranış, iletiş gülüsün
gül bayramında giyinir kırmızıların
beni toplar, benimle aratıl olur hatırın
Hırçın, aşksız ve sessiz bir hazirandı. Benimle ben olamayan ve özlediğim bir şehirden geçiyordum. Bir fırt sigara, demli bir çay ve dost sohbetiydi, kısacık zaman dilimlerine sığdırmaya çalıştığım. Akşamı giyinmiş tam gitmek üzereyken gördüm seni şifreli rumuzunla. Hiç konuşmadan hatta umarsızca baktın gözden göz uçuran bakışlarla. Minimize parodilerle süslenmiş haylaz bir çocuğun, hınzırca gülümseyişi gibi oldu tanışmamız, mecbur edilen tanışamamalarımız... Nereden bilebilirdim, nedensiz edenlerin bu giderayak dudaklara yapıştırılan gülümseyişlerin, yerini sevdaya bırakacağını... Kaçamak bakışlara gebe kaldı gözlerimiz …aşk hamile çocuk doğmalı ya da aldırmak yenicik sevda bebişine kıyılmazdı ki …Sonunda hazan yaprakları sarılı bir yaprağın ışıltısı altında aynı çınarın yaslanışında iki dudak payı bir algılayışla başladı baş başalar..
Acılardan ve vedalardan sınıfta kalan, artık olmaz diye direten bir yürek mahzunluğu vardı. Gülüşlerimiz kapatıyordu ama kapanan bir mevsim ve başlatılan bir sevda şenliği. Çok sonraları fark ettik, örtmeye çalıştıkça bu mahzunluğun ortaya çıktığını. Direndik..Direndik bir zaman tutulmamak için aşka. Oysa gideceğini söyleyip de göndermediğim bir sabah ayazında şekillenmişti benin yorgun yüreğimde. Ahlarım döndüğünde anladım, canlanmaya başladığını bir sevdanın içimde. Artık çok geçti geçmeler geçmişti geçil bir tutulmaya ve büyüyordu sevda, hüzünle ve hasretle beslenerek...
Gelmelerin her adımında kısalan ve senden giderken uzadığı akşamlarda dokundukça birbirimize, bir ben hesabı ödenirdi. Maskelerimizi ruhun gişesinde bırakarak, seyircisiz ve alkışsız sevme sahnesinde sevişmeyle de sevişerek seviştik. Seviştik ve çoğaldık tutulmalara. Her gelmen bir coşku, her ayrılık bir acı bıraktı yüreklerimizde; ama alışılmışlığın aşındaydık. Yolun ve umudun başındaydık. Uyurken seyrettiğim ay yüzün, yansısı törpüledi kilometreler ötesinden... Ben gayrı seni seçtim geceme. Yıldızlar uyusun. Ay kapatsın gözlerini karanlık son şarkısını bestelesin bugün benden çalsın hayat…
“Bir kere bir sen benimsin bir”
.../ Can kırıklarını , yaramın kabuklarını ,sensizliğin sonsuzluğunu topluyorum .Bir de imkansızlığın türevini ,bir gün gelişinin tan vaktindeki tanjantını alıyor yeni bir formülle sıcak dünyamda işlemsiz kalışının matematikçisiyim anla beni.
.../ Savrulduğum rüzgârdan savunduğum düşlere kadar esişlerin var.
çin malı ayrılık-1
hüzün kendi yağmurlarını yağdırırken suskun nadaslarına
ünlü gülüşler yeşerir gözlerimde
bir sen filizinden meyve olur umudun tadı
seni unutamayışın filmini çeker kader içre bin kader
Hayatı yaşamak uğruna
Yaşamak istedik,istedilerimizle
Bekle dediler
Dedilerin dedesi
Göğe bakmak için
Gemilerim yakılmış, denizlerimi yüreğime çekmişim.
S’andıklarımızı sandallara taşımışım.Bir yanım senden kalan damlaistan, bir yanım senle daha da büyüyen İstanbul.
*Sevda beni yeni hastalıklara taşır.Yüreğimdeki lekeleri silmez olur huzur.
-Yakılmış gemilerimin külü içinde yetişen gülün, cemalini özetler.Bakar bakar kendimden geçerim.
-Kokun sinmiş sevilerime,başka güzelin ya da güzelliğin parfümen gerek yok sevgilim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!