Mehveş
zail kurganların kederinde zeylim sana
beklemek pınarında göz yaşların sana benziyor
önce sen/ sonrası / ben arasında akıyor hayıflar
arandığım sensizlik, her şeyi aradığım bir şeydeydi
arıyorum,yalnız kalmış aranmayı
aramak biraz sende arınmak, arıtılmak
bir artış, arıtış, aranış, iletiş gülüsün
gül bayramında giyinir kırmızıların
beni toplar, benimle aratıl olur hatırın
çin malı ayrılık-1
hüzün kendi yağmurlarını yağdırırken suskun nadaslarına
ünlü gülüşler yeşerir gözlerimde
bir sen filizinden meyve olur umudun tadı
seni unutamayışın filmini çeker kader içre bin kader
Hayatı yaşamak uğruna
Yaşamak istedik,istedilerimizle
Bekle dediler
Dedilerin dedesi
Göğe bakmak için
Hırçın, aşksız ve sessiz bir hazirandı. Benimle ben olamayan ve özlediğim bir şehirden geçiyordum. Bir fırt sigara, demli bir çay ve dost sohbetiydi, kısacık zaman dilimlerine sığdırmaya çalıştığım. Akşamı giyinmiş tam gitmek üzereyken gördüm seni şifreli rumuzunla. Hiç konuşmadan hatta umarsızca baktın gözden göz uçuran bakışlarla. Minimize parodilerle süslenmiş haylaz bir çocuğun, hınzırca gülümseyişi gibi oldu tanışmamız, mecbur edilen tanışamamalarımız... Nereden bilebilirdim, nedensiz edenlerin bu giderayak dudaklara yapıştırılan gülümseyişlerin, yerini sevdaya bırakacağını... Kaçamak bakışlara gebe kaldı gözlerimiz …aşk hamile çocuk doğmalı ya da aldırmak yenicik sevda bebişine kıyılmazdı ki …Sonunda hazan yaprakları sarılı bir yaprağın ışıltısı altında aynı çınarın yaslanışında iki dudak payı bir algılayışla başladı baş başalar..
Acılardan ve vedalardan sınıfta kalan, artık olmaz diye direten bir yürek mahzunluğu vardı. Gülüşlerimiz kapatıyordu ama kapanan bir mevsim ve başlatılan bir sevda şenliği. Çok sonraları fark ettik, örtmeye çalıştıkça bu mahzunluğun ortaya çıktığını. Direndik..Direndik bir zaman tutulmamak için aşka. Oysa gideceğini söyleyip de göndermediğim bir sabah ayazında şekillenmişti benin yorgun yüreğimde. Ahlarım döndüğünde anladım, canlanmaya başladığını bir sevdanın içimde. Artık çok geçti geçmeler geçmişti geçil bir tutulmaya ve büyüyordu sevda, hüzünle ve hasretle beslenerek...
Gelmelerin her adımında kısalan ve senden giderken uzadığı akşamlarda dokundukça birbirimize, bir ben hesabı ödenirdi. Maskelerimizi ruhun gişesinde bırakarak, seyircisiz ve alkışsız sevme sahnesinde sevişmeyle de sevişerek seviştik. Seviştik ve çoğaldık tutulmalara. Her gelmen bir coşku, her ayrılık bir acı bıraktı yüreklerimizde; ama alışılmışlığın aşındaydık. Yolun ve umudun başındaydık. Uyurken seyrettiğim ay yüzün, yansısı törpüledi kilometreler ötesinden... Ben gayrı seni seçtim geceme. Yıldızlar uyusun. Ay kapatsın gözlerini karanlık son şarkısını bestelesin bugün benden çalsın hayat…
“Bir kere bir sen benimsin bir”
.../ Can kırıklarını , yaramın kabuklarını ,sensizliğin sonsuzluğunu topluyorum .Bir de imkansızlığın türevini ,bir gün gelişinin tan vaktindeki tanjantını alıyor yeni bir formülle sıcak dünyamda işlemsiz kalışının matematikçisiyim anla beni.
.../ Savrulduğum rüzgârdan savunduğum düşlere kadar esişlerin var.
Gemilerim yakılmış, denizlerimi yüreğime çekmişim.
S’andıklarımızı sandallara taşımışım.Bir yanım senden kalan damlaistan, bir yanım senle daha da büyüyen İstanbul.
*Sevda beni yeni hastalıklara taşır.Yüreğimdeki lekeleri silmez olur huzur.
-Yakılmış gemilerimin külü içinde yetişen gülün, cemalini özetler.Bakar bakar kendimden geçerim.
-Kokun sinmiş sevilerime,başka güzelin ya da güzelliğin parfümen gerek yok sevgilim.
Kumruların kurgusu sandım.Film önce ayrılmakla başlıyor,kuğular dansında barışıyor imkansızlık.Sızılar sözsüz kitapları okuyor.
-Senarist,yazmayı bırakıyor kadere oynuyor.Kader senaryosunu kederin repliklerinde arıyor.Karışık hayatlara karışmış can kırıkların tamirci çırağıyım.Yüreğimde çıram da var.
_Korkma benden önce binlerce ben sundum sana.
Demlik yüreğinin közünde, demlese aşk gözünde iyi olurdu Mislina.
-İki şeker, iki damlaya yetmezmiş nemli sözlerinin altına not vardı.
Sonra kendime not yazdım:
Gözaşıcı bunalımlardan arındım hep
Hep iyilerin dişleriyle ısırgandım iyiliği
Seni tutkuların tutuculuğunda
Gönlümün tığıyla nakkaşlardım
El alem anlam yapıyor anılarına bir alem yüklerken
Beni sevmek pahalı
Bana bakmak pahalı
Beni istemek hatalı
Bana dönmek zamlı
Benimle benleşmek cezalı
Git bu sıvı sevdalardan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!