-Bir gün gelir diye, her gün arife…
*Bir kişinin eksikliğini bayramın eksilerinden çıkarma işlemindeyim. Bütün insanlığı çıkardım, topladım, sadece senin eksikliğin kaldı.İşlem yapmıyor dünya. Beni senden çıkarmıyor.
Bayram dile geldi.
…: Sevgisine susadığın ve her günü arife saydığın yarin hasret hamalısın.
çok kilo almış duygularım
görünmeyen her görünme arzusunda
seni yüreğinin teğetinde
ruhuna ekvator çizen tutulmalarında
güncül ve ölümcül hisler bulvarındayım
kavuşmakla kavuşmamak arasında
' o kendini biliyora ithaf...elaysa '
zoraki kurulmuş kurlarının teğetindeyim
heyet raporu hazırlıyor kelepçeli umudum
seni yaşamanın meyvelerinden reçel yaptı aşkın tatları
bu yüzden tadın için adına dağlar aştım
biricik şirin öğrencimin doğum gününe ithaf
Bilginin atlasında sen geleceğin yemyeşil yıldızıydın özünle
Aynalar anlatır güzelliğini tüm mevsimler özetler seni
Narin bir pınar akar sonsuza kadar yüreğinin bembeyazlarında
Bariyerlerin güldendi aşka hızlı giderken çarpıldım. Çarpılmış çarpma işlemleri yapıyordum sayısal koynunda. Bir kere bir sen benimsin bir.
-Bir ile iki arasında çiftleşen sayıların sıcak dünyasından gitmelerini hesaplıyordum.
Üç ile güç arasında kalan her sevdanın kilimi serilmiş. Gidiyordum garip çileler heybem.
-Hey be!
-Hey bebeğim!
-Yine yoksun, yine sol yanımdan akan yolların pususunda kalmış pusulular.
Aşk açık burçlarında kozmik algılar sundum sana.Güncelerimi ilaçlayan hayallerin var. Sineklerden koruyor damlaların. Bu yaz da sensizliğin meyveleri çıktı.
-Ağartısında tınısı olan her şeyin çok şeyine bilindik istemler.
ilettim. Sensizliğin bütün mecralarında arındım.
-Mutfaktaki sarı bez kadar yapayalnızlığın dile geldi.
…:Tozlarını al bu aşkın, bu sana şaşkın sevda erinin.
-Yüreğimdeki ateşi ısmarla nemli akışlara. Havadan nem kapışları temizle.Benim sarılığım senin beyaz tenliliğin kadar aşk tozu kaldırmaz bilesin.
Bayramda Miracındayım…
- Üfleme dünyamı -
Devrik meridyenlerle savrulan yakarılarımızın tanımsız zaman aralığında
beni bilinmezlere attın. Sahi hangi saat dilimdesin, bensiz nasıl batar güneş pencerende.Ruhumu giydirdim özlem kumaşından senin güneşin soldurdu,senin yokluğun yamaladı.Bayram mutluluklarıyla kazılar yaptım tırnak uçlarımla sevgimizin en uçurumunda.
-İki kez düştüm birisi bayrama denk geldi.Aç bırakılmış hazlarım isimsiz,bir şeytanın eşeğine binmişti.İsimsiz,bir gece sevgisi kadar sevgi yoğuran anlık salya artısındayım.Geceler kendi geceliğini giymemişti,yıldızlar asla senin gözlerin gibi değildi.Ay yoktu, erkek bir gezegen mars vardı.Her erkek biraz marstan modlanır.Kodlarımız aynı aslında, zayıf yönümüzün gölgesinde başka adresler ararız.Sevgi sizin olsun der, zevk bizimdir.
hayrettin taylan
kuşbakışı yüzünde tanıdık yarınlar hecelenir aşka
aşkkuşağı göğünde bilindik sevgiler hecelenir aşka
gizini sözcüklerden kurtarmış imgenin duruşundaydı aşk
bu kadar ayrıyım, bu kadarmışın kaderinden
bedenimde kendime kederlenişin haritasındasından
mutlu yüreğin mıknatısı çekerdi beni sana
ikisinin ortasında ikiyi bire yakan kavın kavliydin
içimdeki çocukluğumla dışımdaki erkekliğimi yakarak seviyordun
artıyordu bir kadın kitabında yırtılan sayfalarım
Dil: Sosyalleşmenin,gelişimin,evrenselleşmenin,teknik ilerleyişin çeşnisidir.Türkçe bu çeşniye ne kadar yakın? Berlitz, Türkçeden bahsederken: "İstanbul'dan Pekin'e kervan yollarından yalnız Türkçe konuşarak yolculuk yapılabilmesi, uzun zaman aksiyon gibi kabul edilmiş bir gerçektir." [Berlitz, 1982,)
Türkçe konuşulan bu kültürel coğrafyada gelişim,bilişim,psiko-sosyal kaynayışım ne kadar gelişmiş? Türkçe bir imparatorluk dili mi? Yoksa milliyetin dili mi? Yıllardır milliyetin dili olmaya çalışmış; ama sosyo-kültürel konumundan dolayı hiçbir zaman olamamıştır. Dilimiz kolaydır.Dilimiz anlaşılır.Dilimiz artık başkalaşımın çeşnisidir.Çok çeşitliliğin dilidir. Bu konuda Negroponte: "İngilizce en güç olanlardandır; … Türkçe gibi başka diller çok daha kolaydır. Dolayısıyla sözcük düzeyinde, bilgisayarla konuşma sentezi yapacaklar için Türkçe rüyalarının gerçekleşmesidir." [Negroponte, 1995, s. 145].
Türkçenin anlaşırlığı ve kolay öğreticiliği sevindiricidir; ancak Türkçeyi ne kadar uluslararası sevdirdik?
Türkçe bu yeni gelişimlere ne kadar hazır? Ya da Türk Dil Kurumu dili ne kadar temsil ediyor? Dil demek,Türk Dil Kurumu demek mi? Bence bu çok yanlıştır.Bir dilin geleceğini bir grup tayin edemez.Türk Dil Kurumu sadece dili denetlemeli.Evrenselliğin bile yetersiz kaldığı bu gelişim çağında milliyetin dilinden çok imparatorluk dilini savunmakta yarar vardır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!