sıcaklıgımla severım senı senden gızlı..
askı bagırtırım yuregımde..
yuregınde dız cokerım tutkularına,beyzlarına..
ve gece olur kaybolurum
kaybolduğun her yerde kayıp ilanı verdi derdim
Oysa iki adım kalmıştı ilk adına. Sana isimler vermiştim. İlk adına geldim. Nazlıcan masalını okudu Simurg:
Yedi vadi aştın mı? Aşılmış aşkların nefessiz zirvesinde nefsini temizledin mi?
Her insan yedi kez sınanır, kaç kez ondan gitmek için sınandın.Ondan gidişinde yedi kez dönmek için yollar işveler, işaretler, şifreler, tutkusal emareler var.İkinizde hazır mıydınız. İkiniz de biliyor muydunuz?
Göğü kucaklayıp,yeryüzünü yaryüzü yaptım senin için.
-Saklandığın ben’lerden çıkma zamanı. Kaçışlarının kurasında ben çıktım.
Aşk, çiçeğe benzer.Çiçeği sevmeyen var mı? Çiçekten sonrasıdır aşk.Hamdık..Sonra pişmenin finali, yüreksel yolculuk.
*Dokunamadığın sözlerinle geldi cümle cemalin.Kitabı sızışlarda yaşattın beni.
Yüreğe ekonomik yörüngeler dizen, içsel mahşerin sol yanında sana saklandım.
ben’den önce başlar benlik kokusu
sen’den önce başlar sensizliğin korkusu
yitirilişlerin yok olan kavmi gibi yayılıyor ayrılığın tınısı
bekleyişin göçleriyle geliyor başka sevda perisi
beni sevmenin suçluluğunda başlıyor unutulma zirvesi
yarini unutan yarını unutur cümlesinde öksüz özneyim
Niçin yazıldığı belli olmayan çözümsüz ve sahipsiz bir soru gibisin
Sevdikçe okudukça çözdükçe aşk kuşu olan gülkuşum
Çözümsüz bir denklem gibi dengin olmak aşk döngülerinde
En uzun bir soru okumak ruhunun esemesini
Resetlemek sensizliğe sonsuzluğa susuzluğuna gitvari umutları
Sonra sonradır seninle sonra son olmak özlemlerime son kez
Bir yanış istiflenmesindeyim. Bir güle yüreğini teslim etme sürecindeyim.
-Bir bülbül nidasında çığlıklarımı duyma senfonisiyim. Son şiirlerim bestelenmeyecek kadar ağırdı. Bir şiirde yeniden göz göze geldi imgelerim.Derin bir mananın tanımında açıklandı yaralanışım isimsizliği.
Hz. Yusuf’un güzellik hikeminde tutuldu nutkum. Bir güzel, bütün güzlerimi sunmuşken başka yazgının yazını yaşayamam.
Züleyha olduğun günlerin her salisesindeyim. Bütüncül bir zaman, tüketici zamansızlık arasında bağrıma batıyor Züleyha’nın aşk uçları.
Ocak
-Ocağı tütmüş sevdaların zemherisindeydik. Sol yanımdaki buzulları eritecek hurilere ders veren seni bekliyordum.
Hayali hale taşıyan gezginlerinin gizlerinde izsiz sözlerim vardı.
*Varsıl, ver hasıllılarım vardı.Varamadığımız bütün içsel kuytular sevi kırağımız düşmüştü.
son bir şansın ilk harfinde kaybettim her şeyi
kumarını oynamıştı gözlerim
bunca güzel içinde yalnız sana
fire vermişti bakışların
bana akışların
-Yeni çentiğini attı damla. Islanmış bir geleceğin süzgecinden geçirdi beni sensizlik.
Haylaz vurdumduymazlarım duydu.Duyulsamanın enerjisinde gözlerinden akanların öz taşında, ruhun sıralandı. Beni taşıdı vicdanın her zerresine.Ki erkeğin vicdanı cüzdanına yakın bir yerde ve yarde olur genelde.Benim ki kadınsal ışıltılarınla eridi, yüreğimin kuytularında sessiz iklimler sundu.
-Kara bahtının karasal ve yarasal iklimini yaşıyorum.Balkanlar ve Sibirya’dan gelen hava kütlesinin ruhu sensin Şehrinaz.
-Yalnızlığım magmada üşümeyi unutmuş.Gözlerine bakmayalı, sözlerim bakıyor her şeye.Ben sözlerle seviyor ve yaşıyorum.
-Sesi kısık umut radyosunda senli parçalar dinliyorum.Bütün parçalar sana benziyor, ben söyleniyor, sen çalınıyorsun.
23.23. 2011
-Spontane olmuş hayalin laliyim. Laler solar seni özlediğim baharların ortasında. Yüreğimde harların harelenir, beni anlamaz olur anlamdaş sözcükler.
-Tercümesi yapılmayan geçmişin çekilmezliğindeyim.
Öyle çok seviyorum ki bilinmeyen zamanın mişlisinde mişmişler çiçek açar.
-Yarın güzel bir tada pestil olmak için uğraşısını zaman ediyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!