Uykusu kaçmış gözlerinin gecesiyim .Sol yanımda yıldızlar sırnaşır.
Işıldayan güzelliğinle hayalleri rüyalara teslim ediyorum.
-Birbirimizi bulduğumuzun ruhsal enerjinin devinimlerinde uyandırma beni.Bu uykuyu sevdim. Kadınsılığın ışıltıları yatağa sinmişti.Kokun yüreğime kadar inmişti. Aşk, sevdiği kadının omzuna yatarak aşkını
sabaha kadar uykuya salmasıdır.
Şimdi içimdeki masma köprülerden uyur gezer olarak geçiyorum.Uyumadan önce gözlerine bakışının fotojenik anı yansır ruhumdaki senli demlerin resim sergisine.
Yüreğime usulca üfledim sevgini. Şimdi içim ile içlenişim arasında sığınışlar artıyor.Şimdi, şimdi bile üşüyor sensizliğe.
___ Damlalarınla tanışan yaşanmamış hasretlerim, bütünleşip düşlerimi ıslattı.
____Usulca okundun gönlümün yaşanırlık kitabında.Sözlerim yürüdü seninle, sensizliği yazmaya.
Yeni yazılmış bir kader gibi değdin teğetlerime.Dünyamın ekvatoru oldun, beni böldün …Kuzey yarim küre sen, güney yarım küre bütün hayat.
__ Ritmik vurgunun yüklemiydin, beni özüne özne yapıyordun.Şule şule sözlerin vardı.Kavruk masallarıma değiyordun.Periliği aşmıştın; ama bazen en ufak tepede yoruluyordun.Ben senin aşkının merkeziyim.
O insan senin kaderindir, ilk bakışla ve ilk yakışla tesadüflerin ocağında kavrulur. Kaderine gelir kederlerini bırakır gider. Bilemezsin aşk işte.
İçyüzünün yalnızlığına yeni bir kumaş örtmek gerekiyor. Büyümenin bir anlamı da birisini sevmektir. İçyüzündeki doyuları özel sevgilerle örtmektir. Bir ihtiyaç hiyerarşisi kendi çizgisini çizer gelir bizi bulur.
Ve sen ruhunun içinde yalnızlığa kavruk masal perisi olmuştun. Ben aşk sandığında saklanan bir jön gibi jölesiz sevgilerle doğal akışımla geldim okyanusuna.
Şefkat , kadının içinde kat kat büyüyen en özel ve her daim olan duyudur. Şefkatin gökdelin gibi olduğunu biliyorum.Nefretlerin sürekli sızsa da denizimize senin o müthiş yüreğinde bitmez tükenmez şefkatler ar. Bir katında beni affedeceğini biliyorum Tinna.
Yürek ayıran ayraçları kapattım. Bizim cümlemizde ayraç içlerine alınacak eş anlamlı tek sözcük yine sensin.
-Geçmişi geçmişte unutan zamanın amansızlığında sızılarım var.
Yara taşımaz geleceğin aşk pervanesinde esintiler besledim.
-Yaryüzüne emanet ettiğim sevdamı da bırakıp gidiyorum kendime.
Senin yüzünden okunmamış,yaşanmamış sevdaların yazgısı var gönlümün heybesinde.
-Zelil olmuş; ama zelal kalmış helalliğinin r’ayından gözlerinin yazdığı romanı okuyarak seni seven kendime gidiyorum.
*Var git sen de benliğini teslim ettiğin içsel bohemlere.Acılarını kesen giyotinlerle kanasın yüreksiz yolculuğun.
-Bu yalnızlığın derebeyliklerine bey kalsam da yıkılmaz yürek devletim. Bey olmakla aşık olmak arasındaki her bağıntı ,her örüntü benzerdir.
Şimdi sensizlikle yarıştığım meridyenlerimin arasındaki zaman seni anlatamaz oldu. Grinviç sen misin Bennara… Sensizliğimin zamanı neden hep senle başlıyor.
suyun ateşni gizleyen özlem kumrusuydun
hıçkırığına teslim olmuş kanatlarım vardı
eriyen sensizliğimi taşırdı
yargısız insafsız gidişe yanaşırdı gerçekler
sargısız bir yaranın kabuğuna işlenirdi işveler
okşanmış ötelerin filizinde renklenirdi gelişler
İksirler içirdin ekseriyetlerime. Tesiri olmayan teslim oluşlarıma içirdin ölümsüzlüğü.
Sende biriktirmiş aşkımın suları.Temiz bir sevda yaşıyorum, temyiz edilmiş hasretlerinden, hasetlerinden, hesaplarından uzak.
Gitmeler sürdüm aşkın damlayan gözlerinden.Gözlerin gidenlerin gözüne benzemiyordu.Sen kendimden gitmek için ara verdin dünyama.
Yıllar erimiş senle, beyazlarımın müellifi olmuşsun.Yazılmışsın saç ve sakallarımın telinde. Beyazların senin, siyahlarım benim.
-Dökülenler,kesilenler aşktan sayılmaz.
Affet…
-İdlerim egoların sarmaşığındaki hazlara teslim.Henüz Müslim olmamış egolarım var.
İD:Ruhsal aygıtımızın en eski parçası olarak kabul edilir.İçgüdümüzü,doğuştan var olan her şeyimizi içermektedir.Asıl olan dürtülerin tatmine ulaşmasıdır
EGO:Dış dünyanın gerçekleri ile iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlar.
-Toplum argümanlarında, aile varyantlarında psiko-sosyal açıdan incelediğimizde henüz ehil olmayan egoları vardır erkeğin.
-Affet sevgilim, bilinci, bilinçaltı filtreleri kirletilmiş şişkin egoları olan toplumüstü bir özneyim. Yüklemine yüklediğim sosyal atlasımı görmelisin.
Vazgeçmek istedim, kahve gözlerinden,kırk yılın şekeri tutuyor seni damarımdan.Trollerin arkasında martılar beni denize taşır.Yüzme bilmeden sensizliğe çırpnıyorum.Üşür yüreğim, sevdanın hırçın gelgitleriyle yabancı güzeller öşür vergisi alır benden.
-Bir kibrit istemiştim, kavlarım,avlarıma hazır yakılmaya.Gidişleri yakıp, köz edecek, hüzünlerin salına bindim. Bekleyişin ölümsüz ritmini bozan sulu sepken anların deniz anası sarılır çırılçıplak umutlarıma.
Beni senden, sarsacak, depremlere hazırlayacak, fay hatlarımda ani gidiş gelişlerin dersini verecek cevapsızlığın arka kağıdıyım.
-Yarın Coğrafya dersinde sınavımız var.İlk soru,ilk buluşmamızın parelelleri.Son soru sensiz geçen her günün saliseye çevrilişi.
-Ha bir de,kalbin Grivinç merkezisiyse sensiz zaman neden çabuk geçmiyor, sol yanımdan neden hep gözü yaşlı meltemler eser.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!