Yolcu yüreğimin kervanında yaralı bir ceylansın. Mehtaplar biriktiriyorsun bensiz gecelere. Şavkını, şevkini, şeydanı sunuyorsun aya.
-Nağmelerimi dinlemediğinden en güzel şarkıda teslim oluyorsun damlalara.
Ben çalarken,sen ağlıyorsun.Ucuz meramlarını almaya geliyor, gelemeyiş.
-Uçsuzluğumun en ücralarında ücretsiz bakışlar sunuyor bir peri. Peri suretine hasretimden kabul ediyorum Nariçe.
-Sen’den gelmişse sensin.Bu yüzden benzerlerini yaşamak helal kılındı bana.
Gönlü soğumuş ,baharları yakılmış yalnızca yazını, yazgını sunup durma öyle.
aşka yetişmez hiçbir hız
ben aşktan da hızlıyım
can yanım Hızır
sen yanım hazır
peki bu yükselen hangi umudun dünü
alçalan hangi dünün günü
Islanmış göğsümde damlaların deldi yüreğimi,bahtın köprüleri salladıkça gönlümüzü düşlenirim hayallerinin döşüne.Asi bir ırmak akar asitlenmiş belalarımdan.Belirmiş bir yıldızın beyazına peri suretin şifrelenir.Gözlerinin mavimsi mahzenlerinde sırlarımı zehirleyen bir anın yontma taş evresi modern zaaflar arasında kalır ve ben ile sen arasında kalan ben ölümcül bir haza yakalanır.Aşkı ekleyen bir sevdalı gelmelerimin tenhalarına pusular korumuşlar.Tutku mayınlarına basa basa,sana parçalana parçalana geliyorum sana.Tek sağ kalam yanım sol yanımda bir büyük atom sana şifrelenmiş ve buluşmalarımız büyütüyor.
Ciğerimin sevili geçişlerinde “Deli Durulluk” yapan umutlarımın sahipsiz
düşlerinin siyahlığında “tek beyaz” gelişindir.Utkulu aklar akar,utulmalar zifri inlere iner.Yalınç gözlemler surlanır gönül hazinimize.Kalırız orada.
Gizillerime gelip yüreğimin sevda damarını kemiren güzellerle dertleşiyoruz.Biraz kıskanmalısın beni.Biraz özlemelisin.Şairinin şiirlerinde her an hayali bir sevgili çoşabilir,her yazımda,her azımda,her bulunmazımda bir aşk kedisi tırmalayabilir aşkı; ama sevgin ve sen müebbetimsin.Aşkın yargıçları müebbet verdiler,gayrı suçumu sen ve bütün dünya biliyor.
Aşk tınılarıyla tenim kendi terinde terennümlerini büyülerken sensizlik kendi bestesinden bana çalınıyordu.
Eskizlerin derinliklerinden derdin bana özet dersler veriyor.Anılmaların ovası argınlarını denizlerinde biriktiriyor.Su içinde susuz kalan susamış bir halin fırtanasıyım.Esiyorum,sana, aitlerine dalgalardan sonra çıkan görünüşlere. Çırpınıyor özlemler. Senli umutlar birikiyor tuvallerimden tutulmalarımıza.
Ne kadar silersen kurumaz seven için dökülen gözyaşları. Tek tek ruhun defterine yazılmıştır, izi hep kalır Zindenaz.
Bir damlaya düş eklenmiştir, en derine kadar inmiştir.Sızısı sözdür,yeni şarkılar, şiirler, yazılar,algılar, özsel diyaframlardır.
Hele senin gibi güzelin yanakları ıslanmışsa kurumaz vicdanımdaki muğlak balçık.
-Hüzün gemisi kaptan eder beni. Yunus’ u affeden sulara mı yoksa Bermuda üçgeni’ne sürekler bilinmez. Batmaz denilen Titanik’in kaptanıyım. Bitmez denilen Nazlıcanlı aşkın, sonrasızlık erkiyim.
-Fethedilmez denilen İstanbul’un tanıyım. Yıkılmaz denilen Çin Seddinin viranıyım. Bitmez denilen Taç Mahal’in Babür haliyim.
Gözlerimde sen, sözlerimde sen.Bütün ilklerin iliklerine kadar sundum kaderimi.
Kaygının karanlığı yapıştı ıslak kavuşmalara
Sisli bir gitme alfabesinde son harfine kadar ıslandı okuntularım
Kalem ve alem yazamadı yazgımızın suçsuzluğunu
Bir soruda aşk olmak kadar cevapta bilinmek
Her şey nasılın asıllarında sen aslı’yken başladı
-Ben bile kendimi anlamazken, beni çok anla, beni çok sev.
Beynimin kozmik odalarında gir. Yüreğimden sana sonsuz sevgiler bulacaksın.
-Onsuzluğu var et sevi izinle.
Kozmik algılar gölgesinde soyunan soyut tümlüklere aşktan giyinik özlemlerini ekledim.
-Yaranın yetimiydim. Yıllarca bir yara üstüne üst benliğimi kullandım.Kırpıntılar beni sana getirdi.
sensiz dolaşan bülbülün “ün” kanadıyım
ruh sayfamın marka yüzünde senin adın
bu yüzden uçuyorum senli uçmağa
uçsuz bucaksız ve sensiz kendimdeyim
yürüyüşlerimin masallarında peri halin melal olur
Kurtçuktan Arta Kalan Hangi Meyvenin Adıdır Sevdan
Gözümün görmediği; ama sözlerimin gördüğü uzaklarımdasın.Hissetim seni en yalnız kaldığın sözsüz demlerini. İçinde ağlaşan volkanları gördüm. Sana ait kraterler vardı ay yüzünde. Masum bir meleğim çok masum bebeği gibiydin.
-Sensizliği ancak özlemlerim kaldırababilir.Umudun Tanrıçası gibi uzak durdun hep.
-İçsel bir sevi inanışı için kutsal gizemlerin dilinden, aşk kitabına yazılmamış , henüz bir ömre adanmamış, içli, bir akışın en berrak haliyim.
-Yürekteki derin sevgiye bir gün kavuşmalarımızın inkar edilemeyenlerini ekledim.
'uzaktaki kendi biliyora'
Yüzüm siyahlığın susaçmışlığında, uzak kalmalar, kalıtım olunca üst benimde beni terk etmiyor özcülerin.
İmgelerimin zerreciğinde sana sunduğum her zerre zerrine seciler sıralarken, sen aşkı yeniden rengime hum asil kıldın.
Hazan hanlarında, aşkın zanları misafir kalışımı ütülüyormuş hayat ile sanmak arasında.
Son Limanında Limon Satan Mecnun
Sular sessizliğini alkışlıyor.Senden sürüklenen her kaya ben.Islanmış bir geçmiş.
Sen aşkın denizi,kıyındaki kayalara yazılan ayrılık sözlerimi okumak için her ayrılan
Sahiline geliyor.Ve ben limon satıyorum.Her eve lazım. Her evde mutlaka yüreği yanık birisi vardır.
-Bağırıyorum bugün var yarın yok.Yetişen alır diye. Jargonlarıma geliyor balıklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!