Keyfime kafiye arıyordum sen şiir oldun,dize dize döküldüm kor yüreğime.İçimdeki çocuğu büyütüp aşk yanımla içsel konuşmalar yaptın
- Gerisi yalan, gerisi yaşanmasa da olur.Ödülü,ödümde od olarak kalan yaradır, beredir, serperedir.
- Yar/aydı, yar yüzünde yar aydı gecemde görülen.
- Yerini hiçbir yıldız dolduramayacak kadar tane taneydin.Pırıltılar ve göz yaşlarındaki şırıltılar anlatırdı.
- - Acılara örülmüş,gidişlere kavrulmuş derinden ta derindendi …
bir şey her bir şeye aşılanmışken
alışkanlığıma alıştırmalar yapan yüreğimde
süzülmüş sevgilerden demli bir geleceğe tümleniyorsun
Üşüyorum üstelik sevgi magmasında
Düğümlendim tenha akışlarına
Susuyorum orada değilin tüm oral akışlarına
öksüz kavuşmalarımdan kayıtsız sular akar sana
nil kısalır rüyalarımdan sana benler akar
doyurgan arzuları resetlerken rast gelişlere gelmeyim
içimdeki piramitler ninnisiz uyanır bezişim senken
mumyalarımdan mumlar yapar yalnızlığım
hazanların etken meclisinde ruhsuzluğun flörtünde akışım
s a n a susadığım kaderin ortasında
s u s u y o r u m sular aşka k’anarken
iftarına çok var mı?
acıkmış bir y’elin oğluyum
hurma yerine sarma ile açayım orucumu
bir öpücük kadar doyur beni
-Olların olağanın dışına dışavurumlar olarak vakumlarını sunuyorlar.
-İdealimize batan gerçeğin kılcığına karşı, karşılanmaz güdülerimiz olmalı. Bizi ver yansılara yansıtan içsel ışıldayışın bikri olmalıyız.
-Ya bakir bir genç kızın çeyizi gibi tümden hazır ve temiz ya da bir bebek gibi meleksiliğin salıncağında sallanmalıyız.
Kendi oyununda kaybolmuşlarımızın oyunbozanlarını bulmalıyız ki seni bulmak, senle buluşmak kolay olsun.
-Çılgınlıklarının özetiyle masum bir dersi geçmek kolay değil elbet.
Ol vakilerin kefaretini ödemek, olacağın gölgesini uzatmaktır belki.
''Ağlıyor musun hala senin göz yaşlarından akan acıların grilerinde ben var mıyım?
Sus hadi canım, rüyanda sıcak bir ve bensiz bir ülke karışır belki.
Yüzümüzü geçmiş zamanlara çevirmiş aynı fiilde ahlarımız çekimleniyor..Ertelenemeyecek kadar yoğun mecburlar ortasında birbirimizi takdis ederek susmalara su oluyoruz.Bilir misin benden sana akan tüm pınarlar kurudu.Küresel akışın
kuytusunda aradım. Çok sesli bir bir isteme bendini ördüm gelmelerine.
Bak yağmur yağıyorum, gözyaşlarının yerine .
Evet, yağmur söndüremez içimdeki ateşi! ''Bu yağışlardan eller etkilenir sellerimizden.
suskunca bir lav büyüdü özlemelerinden şimdi sönmemiş bir umudun akıcısıyım
senin yakılmışlarında zil çalan arzuüstü istemlerim islerini ruhunun kağıdına bıraktılar
ve öğreteyim sana adını..yanağımı yanağını bastırdığımda, saklı kalmış bir nöbetin, sesimde, ortaya çıkmış, sımsıcak halisin sen aslında..adın yakar dudaklarımı, gizli kalmış bütün duyguların aslısın sen aslında..
sevincin nöbetinde beni bekleyen yeni bir tehlikenin son andında vefan bırakmadı beni
üşengi bir arzın tarzında sen nasılların ön sorusundan çıktın karşıma
karşı çıkılmaz ummaların dalgasında sularım sana akmaya vefalı
bilinmedik pusularda yüreğim
parçalanmış özlemlerin kutbusun
ağrılarımın sağrısında penguenlerim üşür
uzak ile aşk arasında içsel antartikan büyür
özledim seni unutamayan kendimi
vuslatın çarkıfeleğine feleğimi astım
Pıtırcık ile Tırtıl
-su-aşk,bade,kutsiyet bağlamında Affediliş Risalesi
Bu sen şehrinin rüzgârında uçuşan benli tozları biliyor musun?
-Sensiz olanlarım ç’oğullarını dert ve aşk mektebime gönderiyor.
Ali’yi yitirmek kadar değil gidişin; ama ali bir canhıraştı .
-K’adınım.
-İçimde oğul yapıp bal yapan şu sevdanı da al götür. Madem gitmek moda sizde. Al beni de götür gitmelere. Şimdi ben kime gitsem seni soruyorlar. Menzilimde periler zil çalıyor hazan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!