kimsesiz bir gitmenin kalakalmasında son kez baktım
en derin yaradan akan ulvi bir hissin bulutu gözyaşlarıma refik
beklemenin definesinde belki dönmenin dünyası dönderir güneş halini
bugün kapkaranlık....
seni görmenin aydınlığından sonra ay da güneş de battı
gayrı tutulma tavında değil ehil ve de sefil zahirim
' O' kendini biliyora ithaf....
yokluğun ısıtıyordu güz odamı
omzuma konuyor kırlangıç ve başlangıç
rengârenk güller açılıyordu güzel yaşamaklara
İlk söz ağrımdın. Sözlerimin gözünü aldılar, senden başka kimseye yazmayayım diye.
Dudağımda sözsüz kelimelerin ruju. Beni manadan öptün sevgilim. Yeni anlama taşındı aşk.Yeni aşka
dil oluyor güzel yaşamlar.
-Sözcüklerimin dudak ucundasın. Asil bir ateşsin. Şulelerin toplar beni cümle başında.
Bütün terk edilmişlerin babasıyım
Acı,hüzün, ayrılık gibi binlerce çocuğum var
Çok çalışıp çok sevmeliyim aşk
—usul usul uslarımı aldı kader
Aralığında bıraktı benimsemediklerin
Kitabım varken gidip fotokopi okumam.Bütün kitapçılarda değil, yalnız yüreğimin kitapçısında..Beyaz desenli,alev renkli, arzu renkli, şule şule ışıltılı…Son kitabımsın.Sonlarımın hepsi sana yazıldı.Yazgım kadar yazı, aşkım kadar aşk, sonum kadar bir sondun.Bu yüzden bu aşkın vedası yasaklı.Veda etmek, gitmek, ayrılık, hüzün, gibi can kırıkları filmimiz yok sevgilim.
Senden sonra başka güzellere kör, güzel sözlerine sağır, baştan alıcı tavırlarına lalım.
İnsan,sevince kendisi olmaktan çıkar, sevdiği olur.Onun gibi düşler, yürür, onun gözleriyle bakar, gülümser.
baharı sundular ben yazı yaşarken
yazıldım gül yaprağına
dikenleri kalem
seni yüreğime alem
imkansızlığa çin seddlerimi ekledim
ekildim gönül tarlana
-ben ağırım,bağırım, akisim seninle
Senin ağırlığını taşıyacak taşınmazlık bilinmezlikte …
can eriten bakışının ilk filmiyim
salına salına ilk kezlerimize sarılışın oynanıyor
Geçilecek her sevda önünde, geçmekteyim deli ırmaklar gibi taş güzellere çapraşa çapraşa…
Fundamentals imgelerimin yıktığı fildişi kulelerimden mucizevi bir aşka akışlarımı bağlıyorum.
Soramadım bir çift söz… Zühre yıldızı gibi yaryüzümde parladı. Üstelik, naif ve ürkek bir ceylan gibiydi. Kendi kendine ağlayan, çaresizliğini gözyaşlarıyla yıkan bir ceylanın yüreğindeki aşk kimyasını almak mucizesindeyim. Beni sarmış benlerim. Umurdan öte, simerenya beyaz tenli beyaz atlı yüreği amalı bir prens olsam da yazılmıyor aşk bana bir türlü.
….:Geceyi süsle yıldızlarla. Ay gelinliğini giysin. Samanyolu’ndaki galaksiler iyice süslenip hazır olsunlar.
-Bu gece senin için ağlama şölenim var sevgili.
Mahzun damlalar ıslatacak dünyayı.Yağmur yerine senin adına, senin nazarına, ruhuna damlalarım inecek yalnızca sevip gidenlerin nadas yüreğine.
-Bütün bekleyenler ıslanacak.Şems’iyemiz yok mistik güzel.
akrepler kıskacında yalnızlığıma zam geldi
benımse ozgurlugum arttı
ask bırıkımındeyım
asksızlığın kör vahalarında askın birikiyor
bense okyanuslara su ve sevda
sen salın salınabildiğin kadar nasıl olsa yolun bana akar..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!