Aşka bandırılmış hoşluğun tokluğu-1
Ruhun çardağında,tutkunun bardağında, yar dağında buldum seni
sorgulanışın güncelerinde sorusuz kaldım sensizliğimle
Vuslat tacirliğimin son kavuştağında türkünü dinledi dermanım
*Mağlubun mor beresinde entelektüel bir hava sezdim. Rüyalarıma kadar işlenmiş riyanın metafizik sorgularında sustum.
-Suskunların lalını oynadım laleler açarken baharımda.
İçimdeki çocuğun şimdi pişman olmak için affını soluna çağırıyor. Sokaklarda hep solcular var, sen soluma gel, aşk ve ilim orada. Bırak sokakların papağanları ağızlığını kullansın
Perizer
Yüreğe bağlantılı bağlamların dilinde ve ilmindeyiz. Yenilmişiz aşk ile aşk- alanın ilim küresine. Kutuplaşmış bir toplumun geoit dünyasında kutup ayıları yerine sevi pengueni olarak buzullardan sevdalara yani sıcak ilgilere gidiyoruz.
hayrettin taylan
Duadar asanın içindeydi sevdan.Yaşadığımız coğrafyada adım başıma sihirbazlar düşüyordu.Yılanları yerine yalanlarıyla sihirbazlık yapıyorlardı.
-Onca sihirbazın yalanlarını yılan olarak sürdüğü sihirbazlık aşk gösterilerinde tek çarem sana Musa olmaktı.
-Yüreğimdeki asayla geldim onca cambazın arasında meleksi dünyanı kurtarmaya. Musa olmak kadar usa yakın olmak gerekti.
Seni seçmişim asırları öncelere teslim eden kalbi mutmainlerde.
'o kendini biliyora ithaf'
özleyişin uzak adı gibi günlerimde eriyorsun
aynı sahnede seni oynamak istedim
yoktum kendimi oynadım kendi şehrimde
-Hiç içilmemiş aşkın sıcağı gibi
-Hiç tadılmamış şekerin adı gibi
-Hiç göremediğim ateşin beni kavurduğu gibi
Çok uzak bir ocak gibi kaynıyor aşk ve sen
* Demet demet yumurta
bir sen diledim bin ben arasında
Sönmüş yanardağ savruluşlarına savunmasız gidişlerinin külündeyim
adını yazıyorum nazlı_cansız yürekle
kapatıyorum ruhumun sensiz şubelerini
bütün çetrefil iklimlerinde yalnız hazan oluyorum
hüznün sürgüsünü çekiyor gelemediğin kapılar
İlk söz ağrımdın. Sözlerimin gözünü aldılar, senden başka kimseye yazmayayım diye.
Dudağımda sözsüz kelimelerin ruju. Beni manadan öptün sevgilim. Yeni anlama taşındı aşk.Yeni aşka
dil oluyor güzel yaşamlar.
-Sözcüklerimin dudak ucundasın. Asil bir ateşsin. Şulelerin toplar beni cümle başında.
Bütün terk edilmişlerin babasıyım
Acı,hüzün, ayrılık gibi binlerce çocuğum var
Çok çalışıp çok sevmeliyim aşk
—usul usul uslarımı aldı kader
Aralığında bıraktı benimsemediklerin
' O' kendini biliyora ithaf....
yokluğun ısıtıyordu güz odamı
omzuma konuyor kırlangıç ve başlangıç
rengârenk güller açılıyordu güzel yaşamaklara
Kitabım varken gidip fotokopi okumam.Bütün kitapçılarda değil, yalnız yüreğimin kitapçısında..Beyaz desenli,alev renkli, arzu renkli, şule şule ışıltılı…Son kitabımsın.Sonlarımın hepsi sana yazıldı.Yazgım kadar yazı, aşkım kadar aşk, sonum kadar bir sondun.Bu yüzden bu aşkın vedası yasaklı.Veda etmek, gitmek, ayrılık, hüzün, gibi can kırıkları filmimiz yok sevgilim.
Senden sonra başka güzellere kör, güzel sözlerine sağır, baştan alıcı tavırlarına lalım.
İnsan,sevince kendisi olmaktan çıkar, sevdiği olur.Onun gibi düşler, yürür, onun gözleriyle bakar, gülümser.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!