Şimdi,yüreğimin yasak kentisin, surlarının etrafı mayınlar döşeli.Sana gelmek için kendime gittim. Seni sordum kendime, henüz kendine gelmemişsin dedi.Kendine geldiğinde o sana gelir dedi.M’ayınlar arasında bir elif olur gelir s’ana dedi.
Her his alışımda patlıyor onun m’ayınları .Bu ebcet hesabına sığaca parçalanışım kalmadı.
-Üstbenliğim dile geldi:
-Usunun hakimi ol, yargıla sevdayı.Akıl ile aklın arasında kalan her duyguyu terazinde tart.Aranızdaki ölçüsüzlük dilimlerini harflere giydirip duyguların kitabı olunuz.
Senden Sonra Fark ettim ki Aşk Benmişim… Güneşin gülen yüzünde, ayın tutku gecesinden, ilk bakışınla yeşeren doğamdan, senden sonra fark ettiğim kendimi bilumum
Her zerremde senden izler gördüm.Varlığım meğer soyut bir aşkın içinde sen olmuş kalmış.Kendime geçtim, sen’e geçtikten sonra. Şimdi gel tanı bu seni.
Martılar, sensiz denizlerin sahilinde sana üşürken,mutluluğa kanat çırpınışları aşk oluyor.
Damlıyor,arayış.Senli bir tutku Göleci oluşuyor.Su ile susamak kendi dalgalarını salıyor algılarıma.Arayışın arları arı olup çiçek olmana geliyor. Seni istemek olmazlığın bulaşıcısı oluyor.
Ben şairim,şairlerle arıların ruhu hep aynı düzlemde akar.Arılar en güzel çiçekten en güzel bala gidiş için içgüdüsel yolculuk yapar.Balını yapıp aradan çekilir.Balıyla ilgili yorum yapmaz.
Ayşemm/Ay Şemi Eritirken
-İbrahim Tatlıses Aşka Arabesk Terapiler-6
“Aysem Aysem benim güzel Aysem
Ümidim hasretim her şeyimsin Aysem
İçimde hasretin seli deli eder beni deli
Adımı sorma o senin hatıralarında kaldım.Benim adım senle yaşadıklarım. Soyadım da henüz yazılmadı. Yani senle yeniden yaşayacaklarımız olursa bu aşkın bir soyadı olacak. Adım ve adın yeter bu aşk için diyemezsin. Bu aşkın soyadı olursa Leyla ile Mecnun’un sadece adlarında kalan aşkını geçmiş olacağız.
-Baban hayrına yeniden gelsen sevsen de en büyük aşka soyadlarımız eklense diyorum.
Burçak tarlası halindeyim; ama seni tanıyor tanelerim. Bir tanem kaldığın günlerin toprak kokusu var yüreğimin her yerinde. Ben de diyorum bu senli toprak kokusu nerden?
-Yoksa öldün mü bende ?
Bir yerlerden, yarlardan, arlardan tanıyorum seni.Ölmemişsin, besbelli, beni ölümcül kalışların uğraklarına bırakmışsın.Muğlaklarımı besliyor yokluğun.Mutlakların düşlerine sarıyor sarılışın; ama saran sen değil sensizlik.
-Bu aşk sanırım.Yanılmalar arasında anılıyorum.Akıl ermiyor düşlerimin çocuğu.Ağzında seni seviyorum emziği, emeği, eteği, ettiği, etmediği, yettiği, yetmediği, bittiği, sildiğim, silemediğin senli yaşayışlar çeşnisinde yürek akan bir pınarın zelal haliyim.
Hadi gel!
Zamanın kanadı olalım. Uçalım sevi benliğimize.
Gün’eşi sol yanımıza alıp kalalım sevda sıcağına.
Düşlerim kirlenmiş, hadi gel birlikte düşünelim ki temizlensin düşlerim, düşüncelerim, düşlenemediklerim.
-Birbirine değmemiş değerlerimizin cümle teninde dokunalım sözcüklerle.Ruhumuzun manalarında anlam kazansın aşk.Yaşamın adılını boyasın yeşil gözlerin. Kanadım oldu verdiğin huzur.Artık seninle uçan manzum bir bülbülüm. Gönül pencerene konan serçeyim. Serçin duygularıma yuva yaptım yüreğinde. Kuluçkaya girmiş yarınlarım var…Sen kadar tatlı, içten, güzel, kadınsı mana yavruları var algımın sonsuz berraklarında.
Hadi gel!
Kıyının kıyısında bana kıymanın boşluğa bakan dize emekçisiyim. Beni anlamaya dair, bensizlik diline sarıldığın, yürek aslına arılandığın günceler seyrisin.
-Salaş bir yürekte salya çiftçiliği yapmıyorum ten tarlalarında. Benim aşkım adım kadar muhkemdir doğruluğa.Sevmediğime, erimediğime, ruhumun erimediğine, zekamın yansıtmadığı, zevkimin akmadığı bir gönlün mührü olacak sağır sultan olamam... Sende birikmişti hallerimin çekimi. Sende cümlenin öznesi olup benle yüklem olmana yüklemiştim aşkı ve bütün dünyayı
Güvercin kanatlarına, bülbül dilimin dediklerini ekledim. Bir ömür gömülü hazineye yapmaya uçurdum seni.
-Kanadı aşktan olan ölümsüz sever. Kanadın henüz aşk tüyünden mi, sevda huyunda mı? Beni kendine aşılayacak tutku yeşilliğin hazır mı?
-Yunus' um duyacak kadar hoşgörü dalı mısın evrenseller dillere.Mevlişem olup yüreğimde semah yapar mısın?
*Mağlubun mor beresinde entelektüel bir hava sezdim. Rüyalarıma kadar işlenmiş riyanın metafizik sorgularında sustum.
-Suskunların lalını oynadım laleler açarken baharımda.
İçimdeki çocuğun şimdi pişman olmak için affını soluna çağırıyor. Sokaklarda hep solcular var, sen soluma gel, aşk ve ilim orada. Bırak sokakların papağanları ağızlığını kullansın
Perizer
Yüreğe bağlantılı bağlamların dilinde ve ilmindeyiz. Yenilmişiz aşk ile aşk- alanın ilim küresine. Kutuplaşmış bir toplumun geoit dünyasında kutup ayıları yerine sevi pengueni olarak buzullardan sevdalara yani sıcak ilgilere gidiyoruz.
hayrettin taylan
Duadar asanın içindeydi sevdan.Yaşadığımız coğrafyada adım başıma sihirbazlar düşüyordu.Yılanları yerine yalanlarıyla sihirbazlık yapıyorlardı.
-Onca sihirbazın yalanlarını yılan olarak sürdüğü sihirbazlık aşk gösterilerinde tek çarem sana Musa olmaktı.
-Yüreğimdeki asayla geldim onca cambazın arasında meleksi dünyanı kurtarmaya. Musa olmak kadar usa yakın olmak gerekti.
Seni seçmişim asırları öncelere teslim eden kalbi mutmainlerde.
'o kendini biliyora ithaf'
özleyişin uzak adı gibi günlerimde eriyorsun
aynı sahnede seni oynamak istedim
yoktum kendimi oynadım kendi şehrimde
-Hiç içilmemiş aşkın sıcağı gibi
-Hiç tadılmamış şekerin adı gibi
-Hiç göremediğim ateşin beni kavurduğu gibi
Çok uzak bir ocak gibi kaynıyor aşk ve sen
* Demet demet yumurta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!