Kitabım varken gidip fotokopi okumam.Bütün kitapçılarda değil, yalnız yüreğimin kitapçısında..Beyaz desenli,alev renkli, arzu renkli, şule şule ışıltılı…Son kitabımsın.Sonlarımın hepsi sana yazıldı.Yazgım kadar yazı, aşkım kadar aşk, sonum kadar bir sondun.Bu yüzden bu aşkın vedası yasaklı.Veda etmek, gitmek, ayrılık, hüzün, gibi can kırıkları filmimiz yok sevgilim.
Senden sonra başka güzellere kör, güzel sözlerine sağır, baştan alıcı tavırlarına lalım.
İnsan,sevince kendisi olmaktan çıkar, sevdiği olur.Onun gibi düşler, yürür, onun gözleriyle bakar, gülümser.
baharı sundular ben yazı yaşarken
yazıldım gül yaprağına
dikenleri kalem
seni yüreğime alem
imkansızlığa çin seddlerimi ekledim
ekildim gönül tarlana
-ben ağırım,bağırım, akisim seninle
Senin ağırlığını taşıyacak taşınmazlık bilinmezlikte …
can eriten bakışının ilk filmiyim
salına salına ilk kezlerimize sarılışın oynanıyor
Ebruli hüzünlerimi saran bir sızıydın. Bir aşk ile bin aşka alevini sunan ömrün gizil adıydın.
. Hangi ömrün çiçeğin kokun yanar içimde.Kadınsal ışıltının aydınlığına bürünür gecelerim.
*Bir öpücük sahilinde dalgalarını öptü algılarım.
yalnızlık tınısı siner bağrımdaki isimsiz özleyişe
Çok sesli algıların diline dolanır egonun dilsiz cümleleri
Hicranı çalınmış türkünün bağıllarında ağlar bağlamam
Alazlarını kaçırdığın son bakışında dillenir kavuşmanın kavuştağı
Ben yazar, erkan oğur söyler
23.23.2012
-Gidişler dizilmiş bağrım üstüne. Sensizliğin son katında son nefesim kadar yıldızların var kavuşma avuçlarımda.
En bilindik öykümde haykırıyorum sana. Hani, sen salına salına geliyorsun dergi toplantısına. Ben derginin yazıları içinde kaybetmişim kendimi.Ayak seslerin aşka çağırıyor, sen yürüdükçe içimdeki aşka aç çocuk haydi şair, kaldır artık şu başını, şimdi başını döndürecek senden bir ömür çalacak şu güzel bak diyor.
-Başımı kaldırıyorum, göz göze geliyoruz. Gözler görülmüş bütün bakışları yüklüyor, içimizde sevdaya dair ne varsa orada daire çizip duruyor. D
Yarın ve yârin üzgün
Hal ol, kalmalar hayıflığına
Eksilen ışıklarını toplasın bakışın
Ödenmez sevgiler ödesin selviliğin
Yaban çiçeğinin yapraklarında buluştursun sensizlik
Geçilecek her sevda önünde, geçmekteyim deli ırmaklar gibi taş güzellere çapraşa çapraşa…
Fundamentals imgelerimin yıktığı fildişi kulelerimden mucizevi bir aşka akışlarımı bağlıyorum.
Soramadım bir çift söz… Zühre yıldızı gibi yaryüzümde parladı. Üstelik, naif ve ürkek bir ceylan gibiydi. Kendi kendine ağlayan, çaresizliğini gözyaşlarıyla yıkan bir ceylanın yüreğindeki aşk kimyasını almak mucizesindeyim. Beni sarmış benlerim. Umurdan öte, simerenya beyaz tenli beyaz atlı yüreği amalı bir prens olsam da yazılmıyor aşk bana bir türlü.
….:Geceyi süsle yıldızlarla. Ay gelinliğini giysin. Samanyolu’ndaki galaksiler iyice süslenip hazır olsunlar.
-Bu gece senin için ağlama şölenim var sevgili.
Mahzun damlalar ıslatacak dünyayı.Yağmur yerine senin adına, senin nazarına, ruhuna damlalarım inecek yalnızca sevip gidenlerin nadas yüreğine.
-Bütün bekleyenler ıslanacak.Şems’iyemiz yok mistik güzel.
akrepler kıskacında yalnızlığıma zam geldi
benımse ozgurlugum arttı
ask bırıkımındeyım
asksızlığın kör vahalarında askın birikiyor
bense okyanuslara su ve sevda
sen salın salınabildiğin kadar nasıl olsa yolun bana akar..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!