Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

' o kendini biliyora ithaf'

“Daha çok seviyorum seni
Giderek daha çok çok
Unutur gibi seviyorum bazen
Sindire sindire

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

susan bir acının ceninleri büyür
yarın ayrılığına bebek
yarın gelişine çocuk
yarin yarine aşk
oysa dilimin ucuna yazılmış adın
bu yüzden acıtmaların yürek ucumda kayboluyor

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Acının tohumları imkansızlığın Sevinçlerinde yaşarken
Mürekkebi kurumuş arzularımın sisliğinde
Yoksul hesapların miadı tavan yapıyor
sahip olunamayan her tanımsız duyguya
adın ezberlenir
yüreğinin resmi çizilir

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Virace-1
gurbet kuşlarının devriminde yüzün yansır aynamdan
bilinmezliğin ufuklarından taranır yaram
s/ayrılığımızın s/onuyla oynar seviler
beni toplar sensizliğin asal işlemi
sonsuzluk seni çıkaramaz sensizlikten

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

-Elde varların varlığı üstüne kurulu hayali bir özleyişin adresiyim. İsimsiz mektuplar yazıyorum beni bulan ben’e…

Yürekten istendik kanayışların dilek ağacıyım.Her d/alıma senli kelebekler konar.
-Ç/aba ile tedavi edilemeyen sensizlik büyümelerindeyim.Güneş doğunca sen geliyorsun diye ışıklar kaçar kelebeklerin. Orada ölüm bayramı yaşarlar aşk adına. Yine yalnız, yine meyvesiz aşklara kayıtlıyım.

-Gönlümde uçurumlar bilenir giyotinli vuslatlara.Sana kesilmenin İsmail künyesiyim.Nemrut’un kızı can yatağımda ten ve zen dersi veriyor. Arzulara ara vermeden heceleniyoruz isteyişin sislerinde.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

• DilGül

*Sevmek hakkımız, söke söke alırız.
-Susma, sustukça sıra sana gelmesen de sıradan sayacaklar.Ki biz ala aşkların kalu b’elasıyız.
-Ela bir geleceği el’e bırakıp uzakların muhaciri olamayız.
-Hicran kendi anlarını sermiş, sere serpe döküldüm güllerine.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

23.23.2010

Gam yükseliğine geldi huylarımın boyu. Benimle keder diye billurlaşmış bir güzel tanıştı.Nemli gözlerini anlattı. Artık eskisi kadar ağlamadığını söyledi. Beni unutmak için, içinde Çin kadar, cin kadar, in kadar, bir yar açmışsın. Beni sığdırmayacak nefret mağaraların varmış. Atmış kuytulara. Gözlerin yok, güneşin, sarılışın, gelişin yok. Kozmik bir Mecnun olmuşum orada kaderime.
Yetik aşklarımı öğütür periler. Y’arama aşk sürer zaman.Kendime gelişimle, kendimden gidişin son günü geçmiş. Artık ödenmemiş yaşamların adıyım.
-Artık yaşanmamış; ama içimde yaşanan aşkların merkezkaçıyım. Dünyam ile dünyan bir bamya sırtında. Güç ile aşkın savaşı başladı, en baştan, en sona doğru.
Anlatılmaz ancak yaşanır girdapların sözsüz aslanıyım. Kozmik mağaradan çıktım, sensiz, sonsuz, aşksız, kitapsız ormanların aslanı oldum.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

' o kendini biliyora'

Kurtlanmış gidişlerin hışmında sesini duydum.”Beni kovdun dedin” oysa bırak seni kovmak, pencereden dışarı bakışını bile kovamazdım. Kal ile gel arasındaki bağ, ruhumla elim arasındaki bağla çağlayabilir mi? Aşk mağaramda sarkıt-dikitler eridi.Gelelerimle işlediğim her şey ortaya çıkıyor. Ruhumun değmediği yarıklarda gönül suyun akar.Akar mıyım? Akışımla,yakışım yakıtlarını alabilir mi ali özlemlerinden.
Ölümsüz olabilir mi? El ele tutuşamadığımız her an…? Tütüşük yüreğime akar mı tutlarının okunuşundan.Engizllerin sihrinden tüten nedir? Ruhun semacında kayan gidişlerin işinde çalışır mısın?
“Tut beni” kaçar göçer çiçeklerime gözyaşlarınla yağar mısın.Üstsüz üst benimi sellerine senler misin? Kelepçeyi ellerime değil de kalp kapacağıma bağlar mısın? Ağlayarak susar mısın susuzluklarımın han karasında. Gelmek ile gitmek kardeştir; keza gelmek hep ağabeydir. Dilin evinden sana geldim, biraz gitmelerimden susamış resimler sundum.
Gönlümün balkonundayım, beyaz bir güvercin geldi geçmişinde bir tutam hayat anlattı bana.Meğer sen hep bebekmişsin. Ellenince dillenirmiş sevi ezgilerin ve yakarmışsın bakışlarınla aç bakışmalarını.Meğer yazgının sazı beni çalıyor. Sazım ve emelim sana dahil oluyor.Bir dahi olarak bir daha defalarını redifliyorum.Vara vara varmak istemenin tüm işaretlerini seçtim.Son bir işaret senden permeperişan izlekten gitmenin eleğinden sızarak geldi tavan yaptı yıkılmalarımda.Yıkıklarımı dikiyorum,özüne acıkmış yeniliğin Rönesans gibi raks ediyor etmelere hatta etme bulmalara.Dahası sevgili, “etme bulmaların “ bulunulmamışlık girizgahında sana sefalar deşifre ediyorum.Şifalı sevmeler,vefalı alıkoymaların koynundayım.Seninle aynı koyunda yatıları büyütüyorum olagelmiş ali cenap hayallerle.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Ağlıyorum Kahrından, Ağlamak da Aşkmış Meğer
*Aşka Türkü Ayrılığa Arabesk Terapiler-2

“Seninle ilk bakışmamız var ya
Bir anda vurulmuşum ben sana
Seninle ilk tanışmamız hani

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

“anne sütü ak bir sevdam var diye sütten kesti güzel
şimdi ne süt, ne güzel, ne de sen, ne bayramın

içtiğim yalnızlık suyu da kirlendi
şimdi işte şimdi arındır beni
şimdi işte şimdi sevindir aşk bebeğini

Devamını Oku