gece benim, ay değilim aşkın uydusu olamazdım
ben ayları güneşine kaçırdım tutulmalardayım
sensiz yanım kara sevdanın karası
gece benim,ay’sa gözlerin
oysa gündüzlerin gün aklarında adınla aklanmak paklanmak isterdim
En uzun gecelerin seheri tükenince akacağım bekleyişlerin işlerlerine
Kıyının kıyısında bana kıymanın boşluğa bakan dize emekçisiyim. Beni anlamaya dair, bensizlik diline sarıldığın, yürek aslına arılandığın günceler seyrisin.
-Salaş bir yürekte salya çiftçiliği yapmıyorum ten tarlalarında. Benim aşkım adım kadar muhkemdir doğruluğa.Sevmediğime, erimediğime, ruhumun erimediğine, zekamın yansıtmadığı, zevkimin akmadığı bir gönlün mührü olacak sağır sultan olamam... Sende birikmişti hallerimin çekimi. Sende cümlenin öznesi olup benle yüklem olmana yüklemiştim aşkı ve bütün dünyayı
Güvercin kanatlarına, bülbül dilimin dediklerini ekledim. Bir ömür gömülü hazineye yapmaya uçurdum seni.
-Kanadı aşktan olan ölümsüz sever. Kanadın henüz aşk tüyünden mi, sevda huyunda mı? Beni kendine aşılayacak tutku yeşilliğin hazır mı?
-Yunus' um duyacak kadar hoşgörü dalı mısın evrenseller dillere.Mevlişem olup yüreğimde semah yapar mısın?
İlk söz ağrımdın. Sözlerimin gözünü aldılar, senden başka kimseye yazmayayım diye.
Dudağımda sözsüz kelimelerin ruju. Beni manadan öptün sevgilim. Yeni anlama taşındı aşk.Yeni aşka
dil oluyor güzel yaşamlar.
-Sözcüklerimin dudak ucundasın. Asil bir ateşsin. Şulelerin toplar beni cümle başında.
Bütün terk edilmişlerin babasıyım
Acı,hüzün, ayrılık gibi binlerce çocuğum var
Çok çalışıp çok sevmeliyim aşk
—usul usul uslarımı aldı kader
Aralığında bıraktı benimsemediklerin
' O' kendini biliyora ithaf....
yokluğun ısıtıyordu güz odamı
omzuma konuyor kırlangıç ve başlangıç
rengârenk güller açılıyordu güzel yaşamaklara
Kitabım varken gidip fotokopi okumam.Bütün kitapçılarda değil, yalnız yüreğimin kitapçısında..Beyaz desenli,alev renkli, arzu renkli, şule şule ışıltılı…Son kitabımsın.Sonlarımın hepsi sana yazıldı.Yazgım kadar yazı, aşkım kadar aşk, sonum kadar bir sondun.Bu yüzden bu aşkın vedası yasaklı.Veda etmek, gitmek, ayrılık, hüzün, gibi can kırıkları filmimiz yok sevgilim.
Senden sonra başka güzellere kör, güzel sözlerine sağır, baştan alıcı tavırlarına lalım.
İnsan,sevince kendisi olmaktan çıkar, sevdiği olur.Onun gibi düşler, yürür, onun gözleriyle bakar, gülümser.
baharı sundular ben yazı yaşarken
yazıldım gül yaprağına
dikenleri kalem
seni yüreğime alem
imkansızlığa çin seddlerimi ekledim
ekildim gönül tarlana
-ben ağırım,bağırım, akisim seninle
Senin ağırlığını taşıyacak taşınmazlık bilinmezlikte …
can eriten bakışının ilk filmiyim
salına salına ilk kezlerimize sarılışın oynanıyor
Dünya sağır sesine, ben sağır sultanın babası.
Aşkımızı sorguluyor sorgu melekleri. Demek aşkımız mevta olmuş sevgilim.
-Oysa “ öz”lerin özlerimde sırlar bırakmış .Oysa özlerim seni.
Heceye katranlarını sür, sürgün ve süreğen olduğun yalnızların alfabesinde.
Ayrılığın hüz’zamında beni ara zamansızlığın kuyruk ucunda.
23.23.2010
Yaşam, zor dersler veren bir öğrencidir. Bitmez ödevi, bitmez sınavı.
Bu yaşamın alıştırmalarından biri de aşktı. Ben alıştırma sevmezdim. Ta ki seni tanıyana kadar. Yeter ki alıştırmaların olsun, yüreğin olsun .
Aşk en zor olanı hak etmektir .Belki de en zoru karşılıklı kolay yapmaktır.Yaşanmayanı gönül sinisine koymaktır. Orda aynı tutkudan beslenmektir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!