Kaldırım arıkları çeker yağmuru
Deliliğin son halkası bu akşamlar
Uzatmalı bir karanlık
Bir oyun kurgusu bu cebellat
Asrın topal ayağındayız
Maviye rastladım ketum bir hava
Hayatta anneniz yoksa;
Bütün kadınlar uzaktır size,
Issız derin bir vadide unutulmuş
Devasız bir taş gibi görürler sizi,
Çıkar dışında yaklaşmazlar size,
Anneniz yoksa demli bir akşam üstü gibi
Yirmi bir asırdır konformizm son fasıl
İhtiyaç yaratan bir dünya durmaz gider
Oyuncak dağıtır çocuklara yanmaz metal
Bitmeyen hırs nefis
Kapitalist ölümler yarışır göz önünde
Robotların insanlaşması son çığır
Yerinde sayan aşk mıdır albayım
Korkma; bir tek ölürken infilak etmezsin asker
Güneşe atılan barut patlar mı albayım
Güneş yanar sonuç değişmez asker
Akmayan kan mavidir derler
Doğru mudur albay Nikola
Uzaklığın avuçlarımda buruk bir sıtma sızısı …
Saçların dipsiz sokaklarda adres şaşkınlığı …
Neydi bende seni saklayan çadır perçemi
Ve neydi içimin ürperen hali…
Mavi derler kayıp fesleğen umuduna
Oysa mavi unuttu beni
Her gece aklını yitirir şairler
Sabaha çıkmaz ölür kalemleri
Yolunu kaybetmiş deli ararlar
Elleri hecede harf ayarı yaparlar
Ve suyu özlerler kana kana içerken karanlığı
Sokak kedilerine dönerler sonra
Tepeden inme kelamın var dili
Bu sabıkalı bir maktulün işi
Ölgün mevsimler açar mavi mavi
Gece mecrasını kaybetmiş sorar bir keşifi
Tren garında öksüz zaman
Kalbin atıyor her akşam
Evrene çakılan yıldız gibi
Rüzgar perdeyi sallıyor
Görüntü hep değişiyor
Elim kalbimde bekliyorum
Kısmi bir oksijen soluyorum dimağımdan
Etin çürümesini aratan bir koku tenim
Tahta bir kapının paslı kulpu açılmıyor
Kapkara karanlığın en dibi yalnızlık
Kınalı kayalarda yatarken kartallar
Sırları ıslanıyor kaldırımlarda yağmurların
İstasyonlarda yüzmüyor insanlar
Yuvarlamak için renkli yumurtalarını
Yeşil tepelere çıkamıyorlar artık
Her an koşturmaca saatleri hanların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!