Haydar Güner Şiirleri - Şair Haydar Güner

Haydar Güner

Sabah değil
Zaman değil
Takvimdeki her gün
Aynı ezber, aynı zulüm

Bir sokak başında durur yoksulluk

Devamını Oku
Haydar Güner

(Emeği çalınanlara, sesi kısılanlara, umudu sınananlara…)

Bir ateş vardır
kömür karasına saklanmış
gözle görülmez ilkin,
sessizdir,

Devamını Oku
Haydar Güner

(Madene inenlere, kürsüde susturulanlara, atölyede ezilenlere, sırada aç bekleyen çocuklara…)

Toprağın altında
karanlığı kazarken bir avuç ekmek için,
avuçlarında nasır değil,
memleketin çatlamış alnı vardı onların.

Devamını Oku
Haydar Güner

(Alınteriyle yaşayanlara, yüreğiyle direnenlere, yarını omuzlayanlara…)

Bir ekmek bölündü önce,
bir sofrada eksildi lokma,
bir annenin eli
çocuğun tabağına son parçayı koyarken

Devamını Oku
Haydar Güner

Bizi duvarlar ayırdı
Kâğıtlar, coplar, mahkeme kararları
Kapatılmış dosyalar, mühürlü klasörler...
Ama sen,
İçimde yıkılmayan bir kentsin hâlâ

Devamını Oku
Haydar Güner

Zamanı büküyordu ayak izlerimiz,
bir harita gibi kırıştı geçmiş.
Sesin kalmış bir köşede
biraz rüzgâr, biraz küf.

Tutunamayan anılardı artık elimizde kalan,

Devamını Oku
Haydar Güner

Unutturdular,
yurt sevgisini küflü raflara kaldırdılar,
adını değiştirdiler,
özünü boşalttılar,
bir ayet gibi tapınıp eğildiler önünde.

Devamını Oku
Haydar Güner

Tekeller büyüdü,
sınırlar dar geldi,
dünyayı pazar diye ölçtüler, biçtiler.

Ve “ulus”u
kanla yoğurdular.

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir sessizlik vardı
kirpiklerinin ucunda asılı.
Adını koyamadığım bir uzaklık,
yanağımdan çekilirken rüzgârla birlikte...
Sen çoktan gitmiştin aslında,
ama bir mendil gibi kalmıştın cebimde

Devamını Oku
Haydar Güner

Sözcüklerin sustuğu bir duraktın,
adresin rüzgârdı,
kimliğin geç kalmış bir bakış.

Yollar karla örtülürdü senin geçtiğin yerlerde,
maviye bürünürdü sessizliğin

Devamını Oku