Haydar Güner Şiirleri - Şair Haydar Güner

Haydar Güner

Tekeller büyüdü,
sınırlar dar geldi,
dünyayı pazar diye ölçtüler, biçtiler.

Ve “ulus”u
kanla yoğurdular.

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir sessizlik vardı
kirpiklerinin ucunda asılı.
Adını koyamadığım bir uzaklık,
yanağımdan çekilirken rüzgârla birlikte...
Sen çoktan gitmiştin aslında,
ama bir mendil gibi kalmıştın cebimde

Devamını Oku
Haydar Güner

Sözcüklerin sustuğu bir duraktın,
adresin rüzgârdı,
kimliğin geç kalmış bir bakış.

Yollar karla örtülürdü senin geçtiğin yerlerde,
maviye bürünürdü sessizliğin

Devamını Oku
Haydar Güner

Gecenin ardından yürürler,
güneş henüz karar vermemişken
doğup doğmamak konusunda.
Ne yıldız haritası tutar yollarını,
ne bir sınır çizer düşlerine.
Karanlığı bölmeye değil

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir yüzü cop, bir yüzü şeker;
bir eli bombada, öbürü demokrasi nutuklarında.
Halk kime inansın, kime yaslansın?

Demokrasi dedikleri zincir,
özgürlük dedikleri kafes.

Devamını Oku
Haydar Güner

Karanlık sarmalıyor ovayı,
her sokakta puslu bir göz,
her meydanda bir yas,
ama halkın yüreğinde
tutuşan ateş sönmüyor.

Devamını Oku
Haydar Güner

Kelimeler, kutsal ayet gibi duvarlara çakıldı;
özleri boşaltıldı,
altın yaldızla süslendi.

“Bağımsızlık modası geçti” dediler.
“Bilimin ışığı fazla parlıyor,

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir ranzanın gıcırtısında değil,
taş duvarın nabzında tutuyorum zamanı.

Her saniye,
bir mermi ucu gibi göğsümde dönüyor.

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir sandalyeydi altı boş,
bir yargıç oturuyordu üstüne,
kravatı vardı ama vicdanı yoktu.
Delil konuşmazdı artık bu salonda,
yalanlar tutanakla kutsanırdı,
gerçekse susturulurdu —

Devamını Oku