Haydar Güner Şiirleri - Şair Haydar Güner

Haydar Güner

Bir keramet gibi yürürdü
geceyle sabah arasında.
Hiçbir haritaya ait değildi,
ama her yönü bilir gibi bakardı.
Sesinde taş vardı,
gülüşünde yasak.

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir gece değil bu
Zamanın kıyısında unutulmuş bir öğle
Gölgeler kısa, çay bayat
Ama gözlerinin ucunda
Bir başka iklimin daveti var

Devamını Oku
Haydar Güner

Bu gece
Gökyüzü dumanla örtülü
Ve yıldızlar birer suskun tanık
Yanıyor çocukluğumun ormanı

Düşünüyorum da

Devamını Oku
Haydar Güner

Göğün yarası kanarken
bir çocuk
külü avuçlayıp
gül diye saklıyor cebinde

kim öğretti ona

Devamını Oku
Haydar Güner

Çatlamış ceviz kabuklarını ezerek
toz tutmuş turna tüyleri topluyorsun.
Rüzgârı değil,
rüzgârın ardındaki sesi dinliyorsun.
Yaslı ovanın mor kıyılarında
tutuşmuş zamanların içinden geçiyorsun.

Devamını Oku
Haydar Güner

Sermaye artık tek tek devletlerin dar çuvalına sığmaz,
yerküreyi ağ gibi saran örgütlerde yaşar:
IMF’nin tabelasında,
Dünya Bankası’nın kasasında,
BM’nin diplomatik maskesinde.

Devamını Oku
Haydar Güner

“Ben demiştim” diyenler,
sisli havanın tüccarlarıdır;
açmazların pazarında
egosunu parlatan muhterisler.

Ama gerçek,

Devamını Oku
Haydar Güner

Tek başına bir işçi,
karanlıkta titreyen bir kandildir ilkin
rüzgâra açık,
yalnızlığa mahkûm,
avuçlarında nasır,
gözlerinde yarım kalmış uykular,

Devamını Oku
Haydar Güner

Bugün havalandırma sarıydı
Hep öyle olur ya
Bir gardiyanın dudağındaki sırıtış
Ranzaya düşen saç telini hatırlatır

Zaman, çay bardağında demlenmez artık

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir düşman yarattılar
Hollywood’un senaryosunda,
önce büyüttüler, silah verdiler eline,
sonra “işte düşman” dediler.

Afgan dağlarında, CIA’nin sofrasında

Devamını Oku