Haydar Güner Şiirleri - Şair Haydar Güner

Haydar Güner

Daha dün harman yerinde
omuz omuza türkü tutan eller
savaş meydanına sürüldü.

“Ulus adına” dediler
ama kimin ulusu?

Devamını Oku
Haydar Güner

Sis çökerken meydanlara,
koyunlar bıçağa sürtünür,
boyunlarında ölümün soğuk izi.

Kurtlar pusuda bekler,
karanlıkta gözün önünü göremeyen

Devamını Oku
Haydar Güner

Gecenin kıyısında yürürüm,
adımlarımın sesi bile susar.
Dilimde kelimeler
ama hepsi zincirlenmiş,
hiçbiri dökülmez karanlığa.

Devamını Oku
Haydar Güner

Henüz başlamadık diyorsun.
Ama taşlar çoktan yerinden oynadı.

Sokaklar,
sanki bir şey olacakmış gibi bakıyor.
Duvardaki yazılar bile geriniyor.

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir sabahın ayazında kuruldu üç darağacı,
Korkuyu giyindi cellat, yüzünde bin bir acı.
Deniz gülüyordu cellada, boynunda yağlı ilmik,
Biz biliriz; devrimciye ne zincir kâr eder, ne kemik!

Yusuf’un bakışı şimşek, Hüseyin bir derin derya,

Devamını Oku
Haydar Güner

Kapitalizm doğdu,
“özgürlük” dedi,
ama özgürlük sermayenin atına vurulan gem,
halkın boğazına geçirilen ipti.

Serbest rekabetin türküsü çoktan sustu,

Devamını Oku
Haydar Güner

(Rüyasız bir uykunun hikâyesi)

Gece indi,
Ama yıldızlar yoktu bu defa
Tank paletlerinin tozunda boğulmuştu gökyüzü

Devamını Oku
Haydar Güner

Savaşın gölgesinde büyüyenler, sadece ülkesiz değil; geleceksiz de bırakılır.

Sırtında okul çantası yoktu o çocuğun,
Bir halkın acısıydı yükü.
Sokak lambalarının altında,
Yalınayak ezberliyordu

Devamını Oku
Haydar Güner

Bir şehir vardı
adını acıdan öğrenmiş
taşları bile sessiz yürüyen
bir şehir.

Okulların duvarlarında

Devamını Oku
Haydar Güner

Her düzen, ömrünü uzatmak için
kendi suretini yeniden yaratır.
Kapitalizm de öyle:
serbestlik der, zincir üretir;
özgürlük der, toprağa gömülenleri unutturur.

Devamını Oku