Yavaş yavaş eksildik hayattan
Eskimeye başladık hep birlikte
Koca bir çığ düştü üstümüze
Feleğimiz şaştı bir anda
Gidenler dönmezmiş, öğrendik
Bitmeyeceğiz, göreceksin
Göreceksin,
bir pencere olacağız
dünyaya bizden bakan
Kapatacağız bizi hayata,
yalnız kalacağız
Taksim'de ıslak bir gündü
Yalnızlığımız bizleri
Nevizade'nin Zade'sinde terk etti
Çekip gitti şerefsiz
Hiçbir şey de demedi
Bir ben kaldım masada
Yüreğimizde kıştan kalma bir hüzün
Yokuş aşağı yuvarlanıyoruz hızla
Ellerimizi bırakıyoruz sonra
Tutmuyoruz üzerimize yığılan anıları
Çığ altında kalmış gibi
Ya da yürür gibi
İçimde derin bir ah
Yüreğimde gözyaşı
Şimdi bütün sabahlar siyah
Şimdi günah bana yaşamak
Neresindeyim hayatın
Sonra
sıyırdı peçesini aşk,
gülümsedi sessizce
Yıldızları gökyüzünden
kopardı serserice
Koca bir gün yaşadık
İçimdeki aşk susarsa
Daha güzel şiirler yazarım belki de...
Belki hüzün alıp başını gider.
Belki mutluluk uyanır yüzyıllık uykusundan
Belki de gökten üç elma düşer.
Anlat bana Ayasofya...
Üzerine düşen her güneş ışığının aşkına
Her parçası tarih kokan mozaiklerinin aşkına
Gökyüzüne avuç açmış insanlar aşkına
Yüreğimde yatan yar aşkına
Cümle aşklar aşkına, Hak aşkına
Aşk'tır benim adım, sakın unutmayın
Hayatımın başında ve sonundayım.
Yıllardır süre giden yolculuğumun
Sorgusuz en çıkmaz sokağındayım.
Dinmeyen bir özlemim gözyaşlarımda
Uzak dur aşk,
Uzak dur benden...
Bilirim ki,
Her aşk ayrılığı saklar koynunda...
Bilirim ki,
Yüreğine saplanan her oku,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!