Söyle bana
Kuşlar bensiz de uçuyor mu hala?
Gün ne kadar kızıl batıyor?
İstanbul o eski İstanbul mu?
Galata hala ışıl ışıl,
Salacak hala hüzünlü mü?
Onlar ki, umuttular
İhanetleri kuşanıp
Bizleri unuttular.
Tuttular üşümüş yüreklerimizden
Feri sönmüş gözlerimize baktılar
Sıcacık gülümsememizi
Susarak sev beni
Binbir bahane bularak
sessizliğine
Ellerimden
uzak durarak hatta
Ve çaresizce
“Ölüm bu, Allah’ın emri” diyeceğim ya
Toprağa bırakamam ki yüreğimi sen dururken
Elini ayağını öpsem vazgeçer miydin benden
Düşer miydi koca çınarın gölgesi üzerimize
O köhne garda değilim, bekleme boşuna artık
Kaçırdığım trenlerin haddi hesabı yok, bilesin
Suskun bir gözyaşıyım, ağlama beni
Bırak yakışsın hüznüm yüreğine
Geçtiğim tüm yollarda sen yaşıyorsun
Bir içimlik ömrün kangreninde
Bırak aksın düşlerim dünlerine...
Hanidir düşünüyorum da,
Çıkamıyorum aşkın içinden...
Oysa aşk çoktan gitmiş,
Yerine yalnızlığı bırakmış
En sahicisinden...
Hüzünlü bir sonbaharım şimdi
Eteklerimde kızıl yapraklar
Seni bekliyorum özlemle
Sana susuyor dallarım
Uçuşuyor yalnızlığımda
Yarınlarım...
Ben
Eski şarkılardan
Cadılı masallardan
Yüzyıllık uykulardan
Hüzünlerden, acılardan geçerek
Gelmiştim sana...
Ve çıkıp geldin bir akşam üstü koynundan çıkıp yalnızlığının
Sessizce sürükledin çaresiz bakışlarımı ardından
Gözlerin derin bir uçurumdu, atlayıverdim korkmadan
Ve çıkıp geldin bir akşam üstü
Zehir zemberek sevdalar çöreklendi yüreğime…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!