Kurşundan sözler biriktiriyorum
Öldürmek için sesini
Anılar saplanıyor gökyüzüne
Çığlık çığlığa martılar
Sırtımı yaslıyorum hüzünlere
Ellerimde
Dağ kekiği kokusu
Gözlerimde
Işkın tadında aşk
Ey ömrüme dolan
Sanma ki aşk bir daha bulacak beni
Giremez bu gönül bir daha yasa
Belki severdim ben bir gün yine de
Ah, sana benzeyen insanlar olmasa
Sen varsın bakındığım bütün yerlerde
Sen beyaz bir güvercin ol,
ben sevdalı bir kumru...
Uçup gidelim bilmediğimiz diyarlara
Kanatlarımız aşk'tan
Yüreğimiz yangınlardan geçsin
Gök kubbede yankılansın sesimiz
Sen yokken
Mülteci hüzünler taşınıyor yüreğime
Sensiz günleri kırpıp
Özlemler yapıyorum durmadan
Yakamozlarda sevdamı yüzdürüyorum
Seni hiç unutmadan...
Seni görmek gibiydi göğe bakmak...
Rengarenk bir gül bahçesine girmekti
Yüzüne dokunmak...
Ellerindi uzanamadığım her bulut...
Seni duymaktı,
Yağmurun sesini duymak...
Sen şimdi
Küllenmemiş bir aşkın tam göbeğinde
Duruyorsun işte
Aynı hüzünle
Her şey nasıl da büyülü
Çünkü sen varken
Anlamlıydı her şey
Bu gökyüzü, bu bulut
Her sabah içime doğan umut
Martı çığlıkları, gün batımları
İncecik süzülen hilal
Öyle işte
Karşılıksız seviyorum seni...
Yürekten, çıkarsız...
Anne gibi şefkatle,
Çocuk gibi heyecanla...
Koklar gibi bir gülü usulca...
Bilmiyorum,
nereye kadar böyle gidecek?
Bu gün batımları, bu dolunay
Bu sahil, bu martılar
Bu iskele, bu deniz,
Ne zaman kursağımdan geçecek?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!