Hanidir düşünüyorum da,
Çıkamıyorum aşkın içinden...
Oysa aşk çoktan gitmiş,
Yerine yalnızlığı bırakmış
En sahicisinden...
Hüzünlü bir sonbaharım şimdi
Eteklerimde kızıl yapraklar
Seni bekliyorum özlemle
Sana susuyor dallarım
Uçuşuyor yalnızlığımda
Yarınlarım...
Ben
Eski şarkılardan
Cadılı masallardan
Yüzyıllık uykulardan
Hüzünlerden, acılardan geçerek
Gelmiştim sana...
Siz sevmek nedir, bilir misiniz bayım
Bilseniz sevgimin kıymetini de bilirdi yüreğiniz
Elleriniz böyle uzak kalamazdı ellerime
Gözlerimdeki nehirlere böyle kayıtsız bakamazdınız
Siz sevmek nedir bilir misiniz bayım
Bilseydiniz böyle kolay kaçamazdınız
Sonra biz de gittik,
Anlamımız da gitti,
var oluş nedenimiz de…
Bir bir terk ettik bu şehri…
Sessiz bir nota döküldü
dudaklarımızdan.
Sen yine de bekleme baharı...
Bak, Eylül de geldi
Geç kalınmışlıkların ayı...
Bırak tüm yaşanmışlıkları
Sakla anılarını sandıklara
Yalnızlığını unut.
Durasım var
Sensizliğime direnmek için
Bir parkta
Oturma eylemi
Yapasım var.
Sanmıştım,geceler çok uzun sürer
Sanmıştım,bu ömür sevgisiz biter
Birtanem seninle her şeye değer
Sevgilim,aşkımız can verdi bana…
Ne varsa geçmişten hepsini attım
Hüzünlerimiz yüreğimizdeki can kırıklarına bastığından mı kan renginde?
Yoksa can kırıklarımız mı hüznümüzün kanıyla boyanmış?
Neden gözlerim görmek istemiyor anne gün ışığını?
İçimdeki aydınlık beni terk edeli kaç gün oldu, biliyor musun?
Ben miyim aynada gördüğüm bu hırçın kadın?
Yoksa aynalar yalancı mı artık anne?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!