Evden kaçmış bir bulutum
İstanbul semalarında
İllegal yağmurlar biriktiriyorum yalnızlığımda
Ve düşmek için yeryüzüne
Gözlerini bekliyorum karanlığımda
Bir değil
bin şiir yazıldı onlara
Şarkılar söylendi,
ağıtlar yakıldı.
Ben ise
Yüreğimdeki Deniz'e bastım acımı,
Kuşlar da gitti, en başındayım yine o yokuşun
Yaralıyım, bak, yalnızlığımdan vuruldum
Sustum, sessizliğimi dinliyorum nicedir
Bitmeyen bir şarkı dudaklarımdan düştü düşecek
Aşk da gitti, en dibindeyim şimdi uçurumumun…
Yıldızlı bir geceyi kaçırdık bugün
Dolunayı kandırarak...
Bize ondan daha çok yakışacağını
İkimiz de biliyorduk.
Kızkulesi öyküsünü anlattı
Bazen
Bir umuttur yaşamak
Barışı hayal edip
Sessizce
Göğe bakarak...
Sorsan
"Hasret" derler
Altı harf, iki hece...
Oysa bilmezler
Ne kadar hasret,
O kadar gece...
Ben sana kanadım
Topladım dağılmış aşklarımı
Yoluna çıktım
Ben sana sarıldım
Buldum sıcacık hüzünlerimi
Söyle bana
Kuşlar bensiz de uçuyor mu hala?
Gün ne kadar kızıl batıyor?
İstanbul o eski İstanbul mu?
Galata hala ışıl ışıl,
Salacak hala hüzünlü mü?
Onlar ki, umuttular
İhanetleri kuşanıp
Bizleri unuttular.
Tuttular üşümüş yüreklerimizden
Feri sönmüş gözlerimize baktılar
Sıcacık gülümsememizi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!