Bağbozumunu atlattım sonunda
sessiz sedasız…
Yokluğunun yamacında
yalnızlık türküsüyle yıkandı yüreğim…
Geldiğim yollarda sevdaya rastlamasam da
Pişman olmadım
Yüreğim kör bir kuyuya düşmüş
Yüreğim uçurum…
Yokluğunun zehir zemberek yalnızlığında
Kanamaktan yorgunum.
Bir kan davasının son durağında sensizliğim
Say ki, dipsiz bir kuyu burası...
Say ki, düştün çıkamıyorsun.
Üstelik el uzatacak hiç kimsen de yok.
Yalnızlığın ve sen,
Mutlu, mesut yaşıyorken üstelik...
Sana bir demet gökkuşağı getirmek istiyordum, olmadı
Bir dilim ayışığı, bir parça umut...
Sessiz bir acı belki çok eskilerden kalan
Oyalı bir çeyiz sandığının hüznünü bir de.
Oysa sen bana geldiğinde bir avuç sevda vardı gözlerinde
Sustuysan
Bir bildiğin vardı elbet...
Sen yine de
Keşke
Gözümün yaşına bakmasaydın...
Kırdıysam
Sustun, bir sevda yeniden çiçeklenir gibiydi
Göze alsak belki de bitmeden ölecektik.
Bakarsın uçuverecekti kumru güzelliğinde
Leylaklar açacaktı sokaklarda binlerce.
Hep korkacaktık sesinden akşam saatlerinin
Sustun, ellerini uzattın yalnızlığıma yine yeniden.
Aktı akacak
bir çavlanın uçurumunda
Yapayalnız aştım
korkularımı
Battı batacak
bir güneşin duruluğunu
Şimdi bir masala girip uyumak istiyorum
Kaybolmak istiyorum kocaman bir ormanda
Ay ışığı yüzüme vururken ışıl ışıl
Şimdi bir kuytuda
Şimdi damlalarca yağmurun altından…
Sen geleceksin diye
Aşk şarkıları gizliyorum zulamda...
Güzel sözler biriktiriyorum,
Olmadık zamanlarda söylemek için sana...
Yüreğimi hep açık bırakıyorum,
Yok sanıp dönmeyesin diye...
Yorgun bakıyordu gözlerin,
Ürkek, sessiz...
Acıyı saklamakta usta,
Söylemekte dilsiz...
Ellerin yavru bir ceylan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!