Susarak sev beni
Binbir bahane bularak
sessizliğine
Ellerimden
uzak durarak hatta
Ve çaresizce
“Ölüm bu, Allah’ın emri” diyeceğim ya
Toprağa bırakamam ki yüreğimi sen dururken
Elini ayağını öpsem vazgeçer miydin benden
Düşer miydi koca çınarın gölgesi üzerimize
O köhne garda değilim, bekleme boşuna artık
Kaçırdığım trenlerin haddi hesabı yok, bilesin
Suskun bir gözyaşıyım, ağlama beni
Bırak yakışsın hüznüm yüreğine
Geçtiğim tüm yollarda sen yaşıyorsun
Bir içimlik ömrün kangreninde
Bırak aksın düşlerim dünlerine...
Gideceksiniz elbet sevgili
Martılar da gidecek sizinle
Sonbahar hüznünü dökecek
Ertelenecek yarım sevgiler de…
Bir yalnızlık çöreklenecek şuracığıma
Susmayacağım işte
Yine haykıracağım herkese
Martılarıma da söyleyeceğim
Seni ne kadar çok sevdiğimi
Usul usul kendini gösteren güneşe de...
Bu kez vapur düdükleriyle kaybolmayacak sesim
Susmayacağız
Söylenecek söz bitse de
Koparsalar da çiçeklerimizi
Yüreğimiz yangın yerine dönse de
Kuru bir elveda bile çıkamasa dilimizden
Hayallerimiz paramparça olsa da
Ve çıkıp geldin bir akşam üstü koynundan çıkıp yalnızlığının
Sessizce sürükledin çaresiz bakışlarımı ardından
Gözlerin derin bir uçurumdu, atlayıverdim korkmadan
Ve çıkıp geldin bir akşam üstü
Zehir zemberek sevdalar çöreklendi yüreğime…
Gittikçe gitmeyen çoğul aydınlığım,
Kara sevdam,
Gönlüme düştün düşeli
Ses vermez oldu yalnızlığım.
Yollara bir sor
Adı konmuş mudur bu ayrılığın?
Bir şey var içimde
Benden daha uzak
Size daha yakın...
Öyle bir şey işte
Sakın sormayın.
Ne kadarınız insan sizin
Ne kadarınız Aşk
Nerelerde bıraktınız yaşanmamış çocukluk dünlerinizi
Nereler sizin öksüzlüğünüzle dalga geçiyor yıllardır
Neler verdiniz söz verebilmek için ölüme yüreğinizden
Nelerle tarttınız sevginizi hissetmeden önce




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!