Asya'yı ve Avrupa'yı ayıran bir ülkede
İstanbul gibi bi' şehri birleştiren boğaz
Yeni seni düşlediğim sessiz bir gece
Ama birbine kırgın iki bedeniz
Yıldızlarda uzaktı birbirine
Sen hiç bir yağmur damlasının
Onca damlanın arasında
Durup düşmediğini gördün mü?
Ben gördüm ama aynaya bakınca
Her salıncakta sallanan var
Beni senden alacaklar,
Uzaklaştırıp getirmeyecekler
Toprağa gömecekler diye,
Ödüm kopuyor
N'olur pamuğum şekerim
Yine bir sabah uyanınca
Gülüşün bile esir kalmaz
Gözlerin içimde bir uhde
Artık gelsen de önemli değil
Solumda solan bir dal gibi,
Ölüm döşeğinde olmak gibi
İstemediğini söylemene rağmen,
Hala ilk günkü gibi bekliyor olmak
Yazık mı yoksa aşık mı diyelim?
Ne sözler, ne şiirler taştı heybeme
Belki birini sevmişimdir
Belki birinden hoşlanmışım
Ama inanın o benim ilk aşkım
Bu yüzden de bunca şiirin sahibi
Bir mezarda gömülüysem bile
Herkes yakın olmak ister,
Bir kum tanesi kadar yakın
Gözlerimin gözlerine baktığı gibi
Yârine sırılsıklam aşık olmak ister
Unutma ki, yıldızlar gibiyiz
İçimde sinen yangınları
Sen körükleme bari
Daha da bitmeyecek bu sabrım
Gözümden düşen bir yâri
Ne tepeler sustu böyle,
Hatalarımın gölgesinde kayboldum;
Şimdi ışığını istiyorum
Bu karanlık sessiz sokakta
Beni bul diye
Kelimelerim yetersiz belki
Baharı bekledim bir mevsim;
Güz bitince yeşerir dedim
Bir Ocak günü dallarım kuruyunca
O zaman ölüme anlam verdim
Ay'ın peşinden Güneş koşar




-
Alienated Person
Tüm Yorumlarşiirleriniz çok güzel