Siyahları gece mi saydın hemen
Her aydınlığa koşuyorsun
Madem öyle isteklerin vardı
Neden beni bir ay gibi peşinden koşturdun
Ölüm, yaşama; akıl ise kalbe
Bazı güzelliklerden mahrum kaldık
Eski neşeli caddelerden
Sen kokan tenimden
Hiç olmadığım kadar mahrum kaldım
Herşeyin ismi değişmiş bu devirde
Ne beklemeyi bildim,
Ne de sen sevmeyi
İçimde dolaşan mevsim gibi,
Ne tatlı güz'ü andıran gözlerin
Şimdi solmak mı var dalımda
Hala körü körüne aşıksın
Bir âşık kadar da sevdalısın
Bunu ikimizde biliyoruz
Sözlerin beni hiç yanıltmasın
İnan yaptığım hatalar bile,
Hala deliler gibi seviyorum
Nasıl diye soranlar olur...
Hala rüyalarda görüp
Rüyanın içindeymiş gibi uyanıyorum
Hala seni bekliyorum, çaresizce
Ben ne çelik bir zırhım
Ne de hafif bir yaprak tanesi
Gönül varsa dağ olurum
Gerekirse de bir damla yağmur
Aşk hayatın baharıysa
İnsan evi olarak gördüğüne
Hiç bir şekilde çamur atmaz
O benim en güzeli mimari yapımdı
Tâ ki enkazında kaldığım ana dek
Ne soyut bir tuval
Benim olduğum vakit;
Bana emanettin
Şimdide diyorum ki;
Güzeller güzeli hatunum Allah'a emanetsin
Nasıl seviyorsun diyorlar;
Gözlerinde sonbahar var
Solan yapraklar uçuşuyor içinde
Yağan yağmurlar ne güzel kokuyor
Ve esen rüzgar beni sana bağlıyor
Kimdim ki ben senin gözünde?
İtirazların susturmaz beni
Kaç kere seni anladım,
Hastalığı belirsiz bir çocuğa
Teşhis koyan hekim gibi
İmkansızlıklara yürümeye varım




-
Alienated Person
Tüm Yorumlarşiirleriniz çok güzel