Ay Güneş olmasa gece parlar mıydı,
Gözümde sen olmadan parlamıyor
Sonra yerini karanlık alıyor
Ve yine bana doğmanı bekliyorum
İnan bir zambak çiçeğini tanırım
Desem ki Nisanlara;
Konuştuğumuz günlere götürse
Alsa başını zaman
Sevimcim hüznümü örtsee
Desem ki İnsanlara;
Bir adam bekliyor...
Eski, yıkık dökük bir durakta
Yoldan geçenler ne gözle bakıyorlar
Herhalde delidir diyip geçiyorlar
Adamın elinde solmuş çiçekler
Bir bankta oturmak isterdim;
Sabah beş civarı falan
Sonbahar mevsiminde birde
Dökülen yapraklar esintisinde
Seni, hep düşlemek isterdim
Artık havalar soğudu,
Hasret geçti dilimde
Senin adın misali
Seni güzel saymak isterdim
O kelimeden bile eşsizsin
Duvarları ördün karşıma
Bizi birbirimize imtihan tanıyan,
Rabbime sesleniş bu;
Sabrederim 4 mevsimi beklerim
Sonu mutluluksa bu hüzünlü gecelerim
Hala dualarımda onun ismi var
Duydum ki; sen unutmuşsun
Ben tependeki sert buluttum
Sağanaklı yağıyordum;
Ne yolun, ne gözlerim dayanaklı
Şimdi ellere yârsın
Bazen kırılınca gitmek istediğim,
Sığınmak istediğim yerler
Huzurlu hissettiren yerler var
Bunlarda sadece kalbinde saklı
Bir gözünde bin anımsın
Eğme kirpiklerini ıslak ıslak
Bir bülbül uçtu, kalemimde
Konsun bırak evinin çatına
Dili olsa anlatsa figanları keşke
Kimler vardır şimdi aklında—
Ah benim bitmek bilmeyen sevdam
Cebimde tanıdığım bir yabancının,
Yırtık ve buruşuk resmi var
Her baktığımda hiç bozulmuyor bu endam
Ne denli ne de senli bu bahtsızlık




-
Alienated Person
Tüm Yorumlarşiirleriniz çok güzel