Bir zamanlar içinde bahar açan bu gönül...
Şimdi yıkılmış bir şehrin sessiz sokakları gibi.
Ne kuşlar konuyor dallarına, ne umut uğruyor kapısına.
Her köşesinde senden kalan biraz hasret, biraz kırgınlık, biraz da sessizlik yaşıyor.
Harabe gönlüm...
Sana sığınan herkes bir iz bırakıp gitti.
Kimi sevgi diye geldi, ihanet bıraktı.
Kimi sadakat diye dokundu, yalnızlık bıraktı.
Kimi "Ömür boyu yanındayım." dedi, en zor günümde arkasını döndü.
Ben ise her gidenin ardından bir parçamı daha toprağa gömdüm.
Şimdi dönüp aynaya baktığımda, yüzümü değil, eksilen yanlarımı görüyorum.
Bir zamanlar kahkahalarımın yankılandığı yerlerde, şimdi sessizlik nöbet tutuyor.
Gözlerim gülmeyi unutmuş, yüreğim sevmeyi...
Çünkü insan, en çok da çok sevdiği yerden yoruluyormuş.
Harabe gönlüm...
Kaç kez yeniden ayağa kalkmaya çalıştın?
Kaç kez kırık duvarlarını umutla örmeye uğraştın?
Her defasında biri geldi, bir tuğla daha söküp gitti.
Sonra dönüp ardına bile bakmadı.
Ben ise enkazın ortasında bir ömür bekledim.
Belki döner dedim...
Belki pişman olur dedim...
Belki bir gün "Ben hata yaptım." der dedim.
Ama bazı insanlar, geride bıraktıkları yıkıntıyı hiç merak etmezmiş.
Bunu da geç öğrendim.
Şimdi gönlümün pencereleri kırık.
Kapıları pas tutmuş.
İçeri giren rüzgâr bile hüzün kokuyor.
Ne bir şarkı eski tadında, ne bir akşam eski huzurunda.
Çünkü sen giderken yalnız kendini götürmedin.
Beni ben yapan birçok güzel duyguyu da alıp gittin.
Harabe gönlüm...
Sana kızamıyorum.
Çünkü sen yorulmadın.
Seni yoran, yanlış insanlara doğru kalbini açmandı.
Her geleni dost sandın, her gülene inandın, her "Seviyorum." diyene ömrünü verdin.
Karşılığında ise yalnızca kırık düşler aldın.
Ama duy beni harabe gönlüm...
Artık kimsenin yıkmasına izin verme.
Her kapıyı çalana ev olma.
Her güzel söze ömrünü teslim etme.
Çünkü sen, bir daha aynı acıyı kaldıracak kadar güçlü görünsen de, aynı yerden bir kez daha kırılmayı hak etmiyorsun.
Bırak...
Senden giden gitsin.
Kalan gerçekten kalır.
Seven gerçekten sever.
Ve değer bilen, bir gün bile seni yarı yolda bırakmaz.
Harabe gönlüm...
Belki bugün enkaz gibisin.
Ama bil ki, en sağlam binalar bile bir zamanlar yıkılmış temellerin üzerine kurulmuştur.
Sen de yeniden ayağa kalkacaksın.
Yine seveceksin belki...
Ama bu kez, kendini kaybetmeden.
Ve bir gün, bu acılara dönüp baktığında yalnızca şunu söyleyeceksin:
"Ben yıkıldım...
Ama yıkıldığım yerde kalmadım."
İşte o gün, harabe dediğin gönül, yeniden umutla dolacak.
Ve kim bilir...
Belki de en güzel hikâye, tam da en büyük yıkımdan sonra başlayacak.
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 22:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!