Hiçbir şeyin rengi yoktur aslında.
Her rengin anası ışık ve su.
Günaha açılırdı tüm kapılarım.
Olmasaydı içimde Hakkın korkusu.
Ritim bozulunca başlar herşey.
Rutinler bozulur.
Sekine hiç inmemiş gibi kaybolur.
Sükunet hiç sağlanmamış gibi,
Suhulet hiç doğmamış gibi yok olur.
Avlu, kapı, minber ve mihrap kınamış gibi.
Kırılırsın güzel insanlar kaba.
Her türlü ihtimali kat hesaba.
Yürüdüğün yol dünyaya dair.
Dürüstlük başa bela gorülürsun hakir.
Kırarlar seni güzel huyun ne hoştur.
Sen ateş diyorsun ya,
Ateş de nedir ey can.
Geride, yaşanmadan yıllar bırakmışız.
Acıdan da acı ruh sızısını tatmışız.
Doğum sancısına denk eza çeken yüreğim.
Ha gayret belki son buluyordur.
Karanlığına kapılıp yeise düşme
Belki de gece son buluyordur.
Ne çok umut besledin gögün üstüne
Kime kem talihi Hüda murat eyledi.
Hak her kulunu sever, kimi kötü belledi.
Her kimin sonu ahirette kötü ise
Bil ki emelini kötülükte belledi.
Her ne ettimse sevap, hayal hilkate erdi.
Yokluğunla tehdit etme ne olur.
Ben, seni sonsuza dek yüreğime hapsettim.
Sensiz iken emekleyen zamana,
Sabrı cemil ile koşmayı da öğrettim.
Cenk etmeyi kestirmişken gözüme,
Olsaydı sözün sözlerimi açardı
Aşk, ama olsam gözlerimi açardı.
Öyle uzakta kaldın sanki dünya karardı
Yüreğim ufkumda sana makam aradı
Efsunludur hakikatler
Dil saklar, kul saklar, el saklar.
Bir zamanda, bir zemine meftun olanlar
Konuşur ayak susunca dil
Kalmaz hiçbir şeye hail
Hakikate pür dikkat kesilir kulaklar
Sığırcık sürüleri uçtu önce,
Ufuk karardı ardından,
Filize düştü ilk dolu.
Işte bu sonun başı oldu.
Güneşi soğutmakla korkuttular.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!