Kana susamıştı…
Kanla yoğrulan yurdumun kansızları.
Havadan,
Karadan ölüm yağıyordu.
Manzara! savaş kadardı.
Her şeyi renkler kuşatmış dünyamda.
Bir ben sadece yeşil ile doluyum.
Ele, kahverengi, mavi etrafımı sarsada.
Ben her mevsim yeşil ile mutluyum.
Yamaçta yağmur gibidir yeşil gözlerin.
Bakarsam sel olur can elden gider.
Aşk’ına, hayaller kursam ne fayda.
Beni hasrete iter yeşil gözlerin.
Hercai aşığım, yol senden geçti,
Mevt diyorum, marka diyorsun.
Kuzum! Benimle eğleniyor musun?
Kendini lâyemut zannediyorsun.
Makamın erkine güveniyorsun.
Bilgi alıyormuşsun; çaycıdan, çorbacıdan, bekçiden.
Yaşıyorum dediğime kanma,
Gün be gün bir ömür kaybediyorum.
Dünyaya açılan ufacık penceremden,
Sararmış kavaklıklar seyrediyorum.
Seni özlüyorum
Öylesine bakakalıyorum ansızın.
Yüreğim ürperiyor zamansız.
Hasretim sana kara kız.
Ne yerin belli oysa.
Fazla nefesim kalmadı, sıkma beni.
Aşık oldum, aşklar yaşadım.
Sevdim, sevildim de ölürcesine.
Mutlu ettim, mutlu olduğumda oldu.
Sen.
Ben huzur yürekten başlar bilirim.
Eş’e
Ev’e
İş’e
Çeneye,
Çevreye sirayet eder.
Kağıttan gemileriz rotamız yelden gelir.
Ehli keyif halimiz, bizim ezelden gelir.
Eser bir meltem fırtınayı unuturuz.
Bırak yansın mahalle çamaşır kuruturuz.
Çok yeldi bu değirmen.
Suyun, havanın galeyanına geldi.
Bir çark, bir çakıldak, bir çıkrık iken,
Göklerin pervanelerine özendi.
Bu hız çok geldi değirmencik yenildi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!