Yaşamak
Gelmeden
Görmeden
Bilmeden yaşamak.
Taassup kıskacında
Kör bir kuyuya hapsedilmiş vicdanı
Her günahın tövbesi,
Her hatanın özrü aşamasındayım.
Kime zarar vermişsem özür.
Kimi incitti isem af ola.
Kime hakkım geçti ise haşir oluruz yan yana.
Yanan her ateşi bahar sayarım.
Ağır gelmezsin bana sen.
Yokluğun od olup yakar güneşimi,
Seninle kara kışı bahar yaşarım.
Yaşıyorum can yaşıyorum...
Sirkeci, Sultanahmet, adaları dolaşıyorum.
Aynada değişen suretime şaşıyorum.
Yaşamak denirse bende yaşıyorum.
Ne beşeri kanunlar tanıyor ruhum,
Kana susamıştı…
Kanla yoğrulan yurdumun kansızları.
Havadan,
Karadan ölüm yağıyordu.
Manzara! savaş kadardı.
Her şeyi renkler kuşatmış dünyamda.
Bir ben sadece yeşil ile doluyum.
Ele, kahverengi, mavi etrafımı sarsada.
Ben her mevsim yeşil ile mutluyum.
Yamaçta yağmur gibidir yeşil gözlerin.
Bakarsam sel olur can elden gider.
Aşk’ına, hayaller kursam ne fayda.
Beni hasrete iter yeşil gözlerin.
Hercai aşığım, yol senden geçti,
Eskiyor her şey.
Zaman baki, saatler değil.
Biter insanın sürgünü dünyada.
Ten kalır.
Ruh ilanihaye dünyalık değil.
İnsan...
Nutfenin muazzam eser oluşu.
Hem cennete namzet, hem cehenneme.
Müdahil hayatın her zerresine.
Hem katresinde, hem küresinde.
Su gibiydi zaman.
Şöyle böyle akıp gitti.
Bir uçurumun kenarına,
Düşleri bırakıp gitti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!