Çayın sonu geldi.
Muhabbet tükeniverdi.
Gözyaşı demleniyor ağır ağır.
Sen ve ben sükuta mahkumuz.
Rüzgarın ilk günündeyiz.
Türküler var.
Halden anlar, aldatmadan kandırır.
Türküler var.
Her dağdan, her vadilerden sular barındırır.
Sevda, sevgili yolda duyguyu arındırır.
Cana can katan Sevdalı türküler var.
Ruhumu ufuklarında yüzdürdüğüm
Köpük köpük masmavi ummanım vardı
Ten huzur, can vuslata varınca
Sükut içinde huzurlu ölmek kolaydı
Yükselir yürek artarken iman
Bir büyük hezeyandir benim sende gördüğüm.
Doğrudur yakınınında adım adım öldüğüm.
Ne ufkun açılması, ne sen umurumdasın.
Bırak aşk dediğin kelebeklere kalsın.
Umut, göklerde bir kelebek,
Kanatları rengârenk.
Uçuyor ufuklarda,
Senden çok uzaklarda.
Yazı böyle yazılmışsa,
Gece çöker ansızın.
Hiçbir şey denk değildir efkarima.
Ağlamaklı olur hayallerimideki çocuk.
Tebessüm yakışır oysa ruhuma.
Mevla hüzün yazmış,
Eller gülüşürken,
Yaman bir çelişki hayat...
Ne umut tam,
Ne umutsuzluk.
Koşmak değil beni yoran.
Vuslatına ulaşmanın geç kalması.
Her uyanışimda,
Umut...
Yaklaşmaktan da öte bir hakikat.
Upuzun yolların,
Engin yamaçların,
Aşılmaz dağı aşarken yaşama sebebi bir umut...
"Unutma beni" diyor şair.
Unutma beni.
Bilmem kaç milyar yürekten biriyidim,
Haklısın aşkından biraz deliydim.
Unutma beni...
Güneşten de usandım,
Nefesten de,
Senden de.
Tek ihtiyaç ölüm kaldı bu bedende...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!