Sen her şeysin bende.
Yakınlaşan umut,
Yeşeren düş.
Sana ermek ibadet.
Sevmemek seni suç,
Huzur senden ibaret.
Hamaset,
Haysiyet,
Hassasiyetler.
İdeal insana dair daha neler neler…
Her mekândan,
Her zamandan,
Ne yok…
Ne de varsın.
Yüreğim de ince bir sızısın.
Yalın ayak yürüdüğüm yolda,
Tek başıma iken yol arkadaşımsın.
Ne büyük nimetlerin içinden geçtik.
Sade bir yağmurun suyundan içtik.
Kararırken güneşin ışığında hür.
Ne hoşmuş yoksulluk hırslardan uzak.
Can çekişiyoruz, evrenin sonuna bakarak.
İlahi!
Sendedir her şeyin anahtarı.
Bir yol ver,
Açılmaz kapıları aç.
Ancak sendedir ruhuma ilaç.
Nasıl bir his ki; taa gelir dünya aşırı yerlerden.
Vuslat fışkırır tüm pencerelerden.
Ölüm dediğin şey bil ki ölümsüzlük halidir.
Belki de dünya ölülerin yeridir.
Bilmem ben.
Havayadır duam, suya, toprağa.
Ummam şefaat merhametinden.
Yalın yürür, yalın ölürüm sensizlikten.
Minnet etmem olduğun diyara,
Çıkıp gelmem peşinden.
Sende var olmak vardı şimdi.
Varlığında hayat bulmak.
Nehir misali sana gark olmak.
Yeşil gözlerinde kaybolmak vardı.
Sere serpe dağıttığın tenine dokunmak vardı.
Saltanata soytarı gerek. Mala; hadim…
Şöhrete ihtişam, şan’a unvan gerek.
Yüce’ye makam gerek, makama ikram.
Her ne olursan ol. Sana, imtihan gerek.
Yaldızlar içinde yürürken sen her gece,
İnci olsan, saçılsan da evrene,
Çeşit çeşit haller gelir çehrene.
Dünya burası, dört başın mağmur olsa,
Baki olamazsın buralarda nasılsa.
Kainatların olsa, ihtiyaç akşamlık azık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!