Hamza Mamaş Şiirleri - Şair Hamza Mamaş

Hamza Mamaş

Çeşit çeşit insan;
Rengârenk.
Kim cennet,
Kim cehennem.
Kim kış,
Kim yaz?

Devamını Oku
Hamza Mamaş

"Sussun silahlar" diyor yazar kapakta.
Evet...
Sussun silahlar.
Elimiz, dilimiz, gönlümüz.
Kılıçtan keskin,
Kurşundan hızlı gözlerimiz sussun mesela.

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Hayatın bir köşesine çekilmiş insanlar tanıyorum.
Yaşlılar tanıyorum elbiseleri yırtık ya da yamalı.
Harama el sürmeden ömür tüketmiş.
Kendinin olmayanı almamayı şiar edinmiş
İnsanlar tanıyorum dünyayı cennete yol etmiş
İnsanlar tanıyorum öpülesi elleri kırışık, nasırlı lakin ak pak.

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Uçurumun kenarında ömür dediğin.
Bir varmış, bir yokmuşsun.
Natural bir çalgının çığlığında,
Hoyratliginda hayatın var olmuşsun.

Çağlayan bir nehirdir hayat.

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Zamanı yoktur ayrıldığın.
Gaybdan bir haberdir ansızın duyulan.
Yasatir seni öldürmeyen şey
İşin sonu ölümdür, budur hep unutulan.

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Yol bu idi.
Han bu.
Su bu mu?
Ne o?
Kudretlim; titriyor musun?
Ölüm korkusu mu?

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Yıllarımızı verdik.
Koskoca bir ömür gitti.
İstanbul büyüktü zaten,
Bak sizlerde bunu öğretti.

Umudumuz vardı

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Hayıflanmadan önce, dinlemek gerek geçmişi...

Hatun dediğin hay'ı, hu'yu bilecek.
Öyle endam ile işve ile gün akşam olmaz.
Kadın dediğin çekip çevirecek.
Öyle işve ile naz ile gün akşam olmaz.

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Beli bükülmüş, yaşlı, pejmürde bir adam.
Uzaklardan gelip kapıya yaslanıverdi.
Nasırlı, kırışık, titrek eliyle.
Kapının ziline dokunuverdi.

Kapıyı açtı yaşlıca bir kadın.

Devamını Oku
Hamza Mamaş

Balköpüğü bakışlım,
Esmerim,
Aynım,
Kaderi kara,
Varlığı hediye olanım.

Devamını Oku