Mevt diyorum, marka diyorsun.
Kuzum! Benimle eğleniyor musun?
Kendini lâyemut zannediyorsun.
Makamın erkine güveniyorsun.
Bilgi alıyormuşsun; çaycıdan, çorbacıdan, bekçiden.
Yaşıyorum dediğime kanma,
Gün be gün bir ömür kaybediyorum.
Dünyaya açılan ufacık penceremden,
Sararmış kavaklıklar seyrediyorum.
Hem ölüler, hem ölü seviciler çoktu.
Metaya tapınan sürüyle, mevlâyı tanıyan yoktu.
Cife sardı ortalığı ölüler sokaklarda.
Din denilen olgu sadece mezarlıkta.
Öylesine geçiyor günler.
Öylesine akıp gidiyor ömür.
Alışıyor insan yaranın sızısına.
Yüreğin ağrısına alışıyor insan.
Sönünce hakikatin ışığı,
Sararınca arpalar, dolunca başak,
Eğilir buğdaylar, sevinir Ocak.
Tanyeri ağarırken oldu olacak.
Tomurcuklar güle döndüğü gibi.
Nefesin güneyden kıbleymiş gibi.
Yolun yorulduğu yerdeyim.
Yokluğun belirdiği yerdeyim.
Ne susuz bir baharda,
Ne sonsuz bir çöldeyim.
Bolluk fışkıran toprağın üstünde,
Azgın benlikle dip dibeyim.
Nerede miyiz.
Güneşin batıdan doğacağı yerdeyiz.
Bildiğin her şeyin yalan olacağı yerdeyiz.
İhtimaller iklimindeyiz.
İtin atı tepip,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!