Amaç; dünyada sonsuz yaşamak değil.
Elinle cennete kapı açmalı.
Eğrilirken dünyada ki doğrular.
Eğilmekten bir ömür kaçmalı.
Dünü varsa, yarını da olmalı.
İçi boş bir İslam söylemine,
Siyasal İslam ilkesiyle sarıldık.
Çok yaralar açıldı bu kutlu din’e,
Şükür ki bu gafletten uyandık.
Pişmanlıklarımız, umutlarımızı doğurdu.
Tartıda eşittir acı.
Her yer de aynı.
Her acıya aynı gözyaşı.
Ağlamak şöyle dursun.
Ölüm gerektirir bu sancı.
Her fırtınanın ömrü,
Bir bahara kadardır.
Her kuvvet yokluğu yaşar.
Baki olan Mevladır.
Ne söz.
Ne umut.
Ne de yorgunluk...
Beklentisizler dünyasından sana bakıyorum.
Ve; belki umurunda değil senin. lakin...
Mutlu olman için yakarıyorum.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Gün geçtikçe irkilen bir benliğim var.
Bebeklerin ağlamasına karışıyor naralarım.
Cansız bedenlerde gözyaşlarım var.
Bir garp’a, bir şark’a bakıyorum.
Ben geldim yar…
Ayağımın tozuyla geldim.
Yüreğim titreyerek geldim.
Ben geldim cannn...
Mazinin elem veren yollarından geçtim
Seni anlatamam ki…
Ufkumda dolaşan üveyiksin sen.
Sana açılır gök pencerem,
Yaşadığım huzursun, cennetimsin sen.
Geçmişin yarım kalan yolları,
Hepimiz firakın kıyısındayız.
Saatler, günler, aylar ayrılığa kurulu.
Mizansen misali yaşanıyor hayat.
Sahne de oyun da ayrılık kurgulu.
Gelenin kalmadığı,
Koşullu sevdim hep.
Ne kadar ekmek o kadar köfte.
Birde tehditle benim olacaksın diyenler yok mu!
Ya benimsin ya da benim.
Hadsiz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!