Akışına aldırma yıllların.
Sap, zamanla samana döner.
Kısmette olmak ise has bir dane
Başak olur yerin olursun dane.
Üzüm isen, şarap da şerbette sensin.
Çekip gitmeyi hüner mi sandın.
Demek sende nefsi arzuya kandın.
Bu dağın ardını Gülşen mi sandın?
Söyle kız söyle gittiğine değdi mi?
Uzaktan hoş gelir davulun sesi.
Ne sağ,
Ne solcusun.
Sanma ki sen sonuncusun.
Her şey sanma kendini…
Değirmende uncusun.
Ortalığı gül kokan bir sessiz bahar sardı.
Çok yeşil göz gördüm nurlusu sende vardı.
Ey umut!
Ey hayal!
Ey yeşil gözlü yar!
Yokluğun dehlizinde gönül seni aradı.
Sen beni nasıl bir ateşe attın.
Benden nasıl, aciz bir kul yarattın.
Bilmezdim engel nedir,
Yarım asır ömre yangın bıraktın.
Sen beni nasıl bir ateşe attın.
İnsanın ölümsüzü yoktur.
Haşa!
Olsa olsa ya Rab insan,
Ya insan Rab ola.
Ölümsüzlük mümkün değil.
Eğil ey sultan eğil.
Efkârına mana veremiyorum.
Sana gam veren el değil mi?
Savrulmuş umuda ait neyin varsa.
Ayrılık getiren vade yeli değil mi?
Tavrını sarmış sükûtun seli,
Seni seyrediyorum yar.
Her halinle aleni karşımdasın.
Merdiven dayamış olsam da elliye.
Sen benim onüçüncü yaşımsın.
Kaç kez dinlettim hatırlamıyorum.
Dün guzeldi.
Din de güzeldi.
Kötüye kin,
Haylazdan miskin güzeldi eskiden.
Tozlandı ruh,
Sensizlik...
Beni öyle bir yere itti ki.
Dindi huzuru muştulayan sabahın sesi.
Durdu meltemler.
Sustu nehir.
Kurudu gönlümde akan şelale.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!