Efkârına mana veremiyorum.
Sana gam veren el değil mi?
Savrulmuş umuda ait ne varsa sende.
İnkisarına sebep diller değil mi.
Tavrını sarmış sükûtun seli,
Güneşi sığdırdı mevla evimize.
Bilsen ki kışlar sen gelince geride kaldı.
Kuşlardır sana benzeyen kuzum.
Bülbüller nagmesini senden aldı.
Huzursun kuzum...
Betimleyemem seni.
Bunca yaşım,
Bunca eğitim birikimi buna yetmez.
Yer yüzünde hiçbir lider sana benzemez.
Tüm karalamaları bir bakışla siliyorsun.
Körpecik dimağlar ile filizleniyorsun.
Yalancı bir bahar kendimi avuttuğum.
Her uyanış kışa gebe.
Her çiçeği kırağı çalacak.
Gündüzün feri sönük, dem gecenin olacak.
Bu benim ilk değil, kaçıncı avunuşum.
Zamanıdır sevdanın.
Ya nasip olsun ölümüne sevelim.
Ya haram olsun bakış,
Bir ömür ama gezelim.
Sabah-akşam,
Zamanı değil aşkın.
Erken bir bağ bozumuydu yaşanan.
Umutsuz bir hayalde tutsak yürek.
Hayal kaldı ellerimde.
Budur tek gerçek.
Açın pencereleri…
Mor çiçekli baharlara bir bakın.
Ufku karartan bulutlara inat,
Cıvıl cıvıl bir bahara inanın.
Gülümseyin birbirinize.
Duyguları yoğun yaşıyorsun biliyorum.
Tüm dualarım sana…
Adınla, yaradana yakarıyorum;
Çiçekli yollar,
Güneşli baharlar,
Boy boy çocuklar,
Herkes dümenci ruh haletinde,
Oysa, batıyor gemi her seferinde.
Kurudu denen dallara, kara bulutlar can oluyor,
Mevla çeviriyor dümeni, sanki sana soruyor.
Öyle hırs, öyle ihtiras, öyle bencillik hissi.
Dünya bir sürgün yeri,
Ben de sürüldüm.
Bunca kul içinde,
Ben seni gördüm.
İyi-kötü günlerimiz oldu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!