Açın pencereleri…
Mor çiçekli baharlara bir bakın.
Ufku karartan bulutlara inat,
Cıvıl cıvıl bir bahara inanın.
Gülümseyin birbirinize.
İçi boş bir İslam söylemine,
Siyasal İslam ilkesiyle sarıldık.
Çok yaralar açıldı bu kutlu din’e,
Şükür ki bu gafletten uyandık.
Pişmanlıklarımız, umutlarımızı doğurdu.
Tartıda eşittir acı.
Her yer de aynı.
Her acıya aynı gözyaşı.
Ağlamak şöyle dursun.
Ölüm gerektirir bu sancı.
Önemseme kendini öyle.
Koskoca evrende bir toz bile değilsin.
Layemut olsan belki anlarım,
Ömürde kelebekten biraz berisin.
Kim gelip gitmedi dünya burası,
Her fırtınanın ömrü,
Bir bahara kadardır.
Her kuvvet yokluğu yaşar.
Baki olan Mevladır.
Ne söz.
Ne umut.
Ne de yorgunluk...
Beklentisizler dünyasından sana bakıyorum.
Ve; belki umurunda değil senin. lakin...
Mutlu olman için yakarıyorum.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Gün geçtikçe irkilen bir benliğim var.
Bebeklerin ağlamasına karışıyor naralarım.
Cansız bedenlerde gözyaşlarım var.
Bir garp’a, bir şark’a bakıyorum.
Her ne desem bendendir.
Her ne yaşasam sen.
Anlamlar yüklerim tüm hallerine.
Her gelişinde bahar olur.
Her baktığında çiçek dolar bahçeler.
Ben geldim yar…
Ayağımın tozuyla geldim.
Yüreğim titreyerek geldim.
Ben geldim cannn...
Mazinin elem veren yollarından geçtim
Seni anlatamam ki…
Ufkumda dolaşan üveyiksin sen.
Sana açılır gök pencerem,
Yaşadığım huzursun, cennetimsin sen.
Geçmişin yarım kalan yolları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!