Bir başka yaratmış Yüce Yaradan,
Karadeniz’e can veriyor yeşil.
Bil cümle renkleri silip aradan,
Kendi tonlarını seriyor yeşil.
Aşağıda deniz, yukarda sema,
KIRIK TARAK
Rengini verir güne gökte uçan kargalar,
Savrulurum meçhule avare yaprak gibi.
Dağıttıkça ısrarla mestane kasırgalar,
Tararım saçlarımı kırık bir tarak gibi.
Deli çaylar gibi akan zamanda,
Çok bahar yeşerip soldu içimde,
Hayal dağarcığım luzumsuz anda,
Boşaldı boşaldı doldu içimde.
Fikirlerim tutsak aşkın ağında,
Akılla vicdanı, mantık tasında,
Ölçüyle yoğurup karmaktır insaf.
Hayatın hakiki mahkemesinde,
Haklıya hakkını vermektir insaf.
Adaletle döner dünyanın çarkı,
DÖNER
Gözlerim yas tutar, dilim dolanır,
Her günüm ayrı bir mizaha döner
Kör talihim ayağıma dolanır,
Pembe hayallerim siyaha döner.
DUR DİYEMEDİM
Gönül denen yurdun asumanından,
Bir tek turna geçti, dur diyemedim.
Tutuştu duygular, yandı narından,
Bağışla adını ver diyemedim.
Bir gönül ki perişan, yar sözüne kırılmış.
Duygular hep tarumar, belli, ruhu yorulmuş.
Almamış hevesini ömrünün baharından,
Açılmamış goncayken, hoyrat elce derilmiş.
Feyza oldu gönülde ödül olup gelişin,
Fecirle gözlerini gözler dergâh eyledi.
Feryatlarımı içti sessiz sessiz gülüşün,
Ferman sarınca göğü bulut semah eyledi.
Eritti gülüşlerin dönüp duran efkârı,
GELİNCİK KIRMIZISI
Gönlümün kör gecesi bir tebessümle biter,
Kuşatır tan vaktini gelincik kırmızısı.
Her nazarın üstünde bir dal üzerlik tüter,
Hafifler gökyüzünün göğsündeki sızısı.
Kaderin hükmü bu, böyleymiş yazı,
Boynunu bir yana büktü giderken.
Boşlukta çırpındı sessiz avazı,
Gözyaşını içe döktü giderken.
Titretti bedeni ayrılık yeli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!