Yolcu ettik güle oynaya seni,
Götürdü gurbete yol Asker Oğul.
Kuşan silahını, giy elbiseni,
Yurdunun bekçisi ol Asker Oğul.
Vatan borcu seni elimden aldı,
SAÇLARIN
Yine geceyle gündüz arasındayken vakit,
Fırtınalar koparır yüreğimdeki gel git,
Dem dem sabra imtihandır saçların,
Her telinde ışıldar günün verdiği ümit,
Yüce bir meslekte kutlu nefersin,
Kaleminden sevgi akan öğretmen.
Gerçekleri gören gözlerde fersin,
Cehalet surunu yıkan öğretmen.
Senin gayretinle okudum, yazdım,
Hicranla gönlümü ateş bürüdü,
Basıp söndürmeyen seli neyleyim.
Susuz kaldı benim bağım kurudu,
El bağında açan gülü neyleyim.
Çoğa saydım elde olan azımı,
Aldı varidatı, götürdü zaman,
Çoktan arda kalan azdayım şimdi.
Karardı alevim, kesildi duman,
Küllerin örttüğü közdeyim şimdi.
Kendime yabancı, kendime el’im,
Hayalinle sırılsıklam sarhoşum,
Bade olup kadehime dolan yâr.
Ne yapsam da ayılamam, bir hoşum,
Beni sevda ummanına salan yâr.
Sen her gülden ayrı birer destesin,
Burası Anadolu, yiğitlerin harmanı.
Gün, vatan, namus için candan geçme zamanı.
İş değil karalamak, zora düşünce dünü,
Maharet, imkansızda görebilmek mümkünü.
İkinci Mahmut’tan alır adını,
Adınla bahtiyar ol Mahmudiye.
Seninle yaşayan bilir tadını,
Bin bir çiçek özlü bal Mahmudiye.
Padişah astırır halkı ezeni,
SEVDA ŞARKISI
Doğan gün silip atar ufuklardan elemi,
Kızıla çalan ışık hünerli rakkasedir,
Aydınlanır aniden sırlı gönül âlemi.
Yürekler sevgi dolu, nadide bir kâsedir.
Yerleşsin diyorsak güzellik öze,
Gönüller sevgiye kanmalı canlar.
Yanılıp can kuşu düşmeden köze,
Sevgi ağacına konmalı canlar.
Sevilmek kolay iş, sevmektir sanat,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!