Halenur Kor Şiirleri - Şair Halenur Kor

Halenur Kor

Gönlümden gönlüne bağladığım bir ipti
Çâresizlik ipi.
Astım acılarımı üstüne bir bir.
Gözyaşlarımla yıkayıp,
Ateş gibi yanan âhlarımla,
Kahırlarımla kuruttum bir ömür...

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir akarsu gibiydi, gitti...
Bir kuşun ötüşü yarım kaldı.
Tomurcuklar dalında kurudu gitti,
Bir sevdâ öyküsü yarım kaldı...
Bilinmeyen dağlarda bahardı,
Erişmemiş mevsimlerin çiçeği.

Devamını Oku
Halenur Kor

Ha toprak, ha taşmış,
Zamana karışmış.
Asırlarca toprağa çakılmış bir taş gibi
Kıpırtısız.
Bir kuş sesi öylesine, nerde, ne zaman?
Sahipsiz,

Devamını Oku
Halenur Kor

Gün vurdu tokadını, koynuna aldı gece,
Dökülüyor damlalar, dilinde bir tek hece.
Kavrulurken yüreği sarıyor pişmanlıklar,
Gözlerinde asılı kocaman bir bilmece.

Tutundu dualara, yetmiyor yakarışlar,

Devamını Oku
Halenur Kor

Alt üst eden bir poyraz,
Savurur, kopartır, kırar dallarımı,
Döker yapraklarımı nedensiz...

Oysa?
Sığınmak, yaslanmak,

Devamını Oku
Halenur Kor

Elinde tahta sandık,
Bakışları sıcacık,
Minicik taburesi...
Küçücük parmakları boyanmış,
Gözleri ışıl ışıl,
Simsiyah,

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir uğultu geliyor kulaklarıma,
Görmediğim şehirlerin gürültüleri;
Çarpılıp kapanan kapılar,
Elem dökülüyor, karanlık, kırık pencerelerden...
Bahçelerde sessiz bir çürümüşlük,
Kırılmış, eski iskemleler...

Devamını Oku
Halenur Kor

Mavi boncuklarla süslü, küçük elinde
Tutuyor, ince, uzun bir değnek,
Kınalı saçları dökülmüş omuzlarına,
Elâ gözlerinin içi gülüyor, seyrederken
Minik kuzucukları, çoban kızının...

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir çift ipek kanat sarardı beni,
Usul usul...
Gökler gibi masmavi...
Rûhum kanatlanırdı baktığın zaman...
Aman...
O bakışlar ne yaman...

Devamını Oku
Halenur Kor

Dünyadaki bütün çocukların insanca yaşamaya hakları vardır. Onlar tertemiz bir su damlasıdır. Henüz açılmamış bir tomurcuktur. Sadece Berkin değil, bu kahrolası çıkar savaşlarının, gözü dönmüş koltuk sevdalılarının (sağı, solu, ortası, yanı fark etmez) , şehvetinin cânileştirdiği tüm yaratıkların kurbanı zavallı çocuklar... Hepiniz için içim sızlıyor. Ben 21 yaşında evlâdını kaybetmiş bir anneyim. Evlât acısının derinliğini tatmış biriyim. Hiç bir anneye bu acıyı yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Irkı, mezhebi, milleti ne olursa olsun.

İnsanların görüşleri de zevkleri gibi aynı olamaz. Kimsenin kimseyi zorlamaya hakkı yoktur. Çocuklar siyasetten ne anlar? Onlar, yaşadıkları ailesinin elbette tesirinde kalacaklardır gerçekten akılları erene kadar. Benim anlayamadığım, gerek siyâsi görüşlerde, gerek futbol maçlarında insanların böyle çılgınlaşıp birbirlerini yemesidir. Aklı olan fikirleriyle çarpışır. Sonra kim, kime düşman oluyor ki bir düşünseler... Hepsinin ataları, bayrakları, dinleri aynı. Hepsi bu vatanın evlatları. Tahriklere kapıldıkları zaman, birbirlerini incittikleri zaman, böyle Berkin gibi, Burakcan gibi, daha niceleri gibi ölümleriyle dağlandıkları zaman,bu vatana diş bileyenlerin sevinçten ellerini ovuşturduklarını görür gibiyim. Neden uyanmaz insanlar? Nedir bu? Baştakilerin de, karşısında olanların da el ele verip, gönül gönüle konuşup bu vahim duruma çare bulmaları, çare olmaları gerekmez mi?

Bu vatanı kanları, canları bahasına bu günlere getiren atalarımızın, şehitlerimizin kemikleri sızladığı gibi, bugün tüm insanların yürekleri ağzında. Herkes birbirine karşı. Vatan elden gidecek, herkes koltuk sevdasında. İkiye bölünse iyi mi olacak? 'Böl, parçala'... Bunu yapmak için kolları sıvamış dış mihraklar...
Lütfen silkelensin herkes. Çocuklarımız da ölmesin. Vatanımız bölünmesin.

Devamını Oku