Halenur Kor Şiirleri - Şair Halenur Kor

Halenur Kor

Sevdim,
Bir kaya yuvarlandı
Ruhumun denizine, kocaman,
Sıçradı sular...

Sen gülünce

Devamını Oku
Halenur Kor

O gözler...
Ilık bir kahverengi,
Bakıyor mahzun mahzun,
Sessizce...
Dalıyor zaman zaman...
Gün batıyor sanki o an

Devamını Oku
Halenur Kor

Sen böyle değildin sevdiğim,
Sesimi duyardın tâ uzaklardan,
İki elin kanda olsa
Gelirdin...

Böyle el gibi bakmazdı bana,

Devamını Oku
Halenur Kor

Gözlerinde gülüşüm,
Saçlarıma dolaşmış kahkahaların,
Parmak uçlarında gözyaşlarım var...
Artık kurumuş...

Sesin sevgi şarkıları,

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir Peridir Kadıköy, süslü, telli, duvaklı,
O güzel yüreğinde sevgiler, sırlar saklı.

Erenköy'de çiçekli elbiseyle dolanır,
Moda'ya gider deniz kenarına uzanır.

Devamını Oku
Halenur Kor

F Fesleğenler kokardı açık pencerelerden,
İ İnciler dökülürdü gülüşlerinden...
G Güller açardı saklı bahçelerde,
E Elma baharları kokardı,
N Ne zaman gözleri dalsa, mahzun bakardı...

Devamını Oku
Halenur Kor

Loş pencereme uzanmış bir gün ışığı,
Bir kuş cıvıltısı sessiz bahçemde.
İki tık tık ahşap kapımda beklenmeyen,
Kim ki böyle sabah erken?

Bu gülen gözler bana mı?

Devamını Oku
Halenur Kor

Dalgaların kıyıları dövdüğü
O ıssız kumsalda olsun mezarım.
Sakın başucuma gelip hıçkırma,
Rüzgâr ninni söylesin
Uyutsun beni...
Gelip mezarıma bir çiçek koyma,

Devamını Oku
Halenur Kor

HAYÂL PENCERESİ
Bulutlar kayıp giderken, onlara bir an gözlerinizle tutunup, gönlünüzle takılıp da sürüklendiğiniz oldu mu? Bulutların arasından sessizce süzülen kuşlar gibi kayıp gittiniz mi bir yerlere… Unuttuğunuz, yıllarca hiç düşünmediğiniz geçmiş günlerdeki bir anıya sisler arasından dalıverdiniz mi hiç?

Sâdi Bey, eski köşkün üst katındaki odasının penceresinden İstanbul’un ufuklarına bakarken düşünüyordu. Senelerce hep aynı yerde oturur, bulutları seyreder, yorgun yüreğinin sızılarını dinlerdi. Gözlerini kapatır, ağaçların hışırtıları, ağustos böceklerinin sesine karışır, yıllarca âşina olduğu hanımeli, çam ve ıhlamur ağaçlarının kokusunu içine çeker, eski hâtıralarının arasına gömülürdü.

Eski günlere öylesine dalardı ki, bir müddet sonra kendine geldiği zaman, bitkin, gözlerinde târifsiz başka bir pırıltıyla, uzun, yorucu ama mutlu bir yolculuktan dönmüş gibi olurdu. Hemen toparlanamaz, bir zaman gözleri dalardı. Dudağının kenarında bazen acı, bazen buruk, gülmekle ağlamak arası bir çizgi belirirdi. Her zaman yaptığı gibi, farkında olmadan gür kaşlarını çekiştirirdi. Sonra önündeki yuvarlak, küçük masayı, parmaklarıyla birkaç kere tempo tutar gibi tıkırdatırdı. Yerinden biraz zorlanarak doğrulur, kitap raflarına elini sürerek bir kitabı alır, sayfaların arasındaki solmuş bir fotoğrafa sevgiyle, acıyla bakar, tekrar yerine koyardı.

Devamını Oku
Halenur Kor

Gelip oturursun ya kumsala,
Hani gelir ya dalgalar...
Islatır serin sular, okşar...
İşte öyleydi sevgin...
Sarardı okşayan dalgalar,
Şarkılar fısıldardı yürekten.

Devamını Oku