Halenur Kor Şiirleri - Şair Halenur Kor

Halenur Kor

Bir hüzün çıkmazıydı bahçesi,
Boyun bükmüştü duvar diplerinde mor menekşeler…
Yosunlu taşlara dağıtmıştı hüznünü,
Gölgesine dökülmüştü kırık heceler…
Salkım saçak bir bahar saklanıyordu
Loş bahçenin kuytu köşelerinde.

Devamını Oku
Halenur Kor

Sigaramdan halka halka
Yükselen duman,
Geçmişin pencereleri.
Bakıyorken dalgın
Görünür acılar denizi.
Giden bir ömrün silik izi.

Devamını Oku
Halenur Kor

Bir ordu ki saçlarım,
Bölük bölük, tabur tabur
Düzenli yaşarlar.
Bozarlar bazen hizalarını,
Ya fırça yerler, ya tarak.
Herhalde bahriyeliler,

Devamını Oku
Halenur Kor

Çok, çok uzun seneler önce,
Daha tertemizken dünya,
Bir yağmur damlasını getirdi,
Yemyeşil yamaçlardan savurdu
Sımsıcak dağ rüzgârları...
Savurdu sıcak ellerinden...

Devamını Oku
Halenur Kor

Küçücük patilerinin üzerinde zor doğruldu
Gözleri açılmamış kardeşlerinin yanından,
Ne kadar yumuşak tüyleri,
Pespembe ağzı...Ilık, minicik burnu...
Bir...İki... Tam yedi can...
Yedi tane minicik kedi yavrusu...

Devamını Oku
Halenur Kor

GÖLGELENMİŞ BAHÇELERİM...

Bir hayâle koşup durdu, tökezledi ayaklarım,
Nedâmeti duya duya, saçıma doldu aklarım.
Öyle bir yeis duyduğum, tütmez oldu ocaklarım,
O hayâl ki, büyük sevdâm, onu gönlümde saklarım.

Devamını Oku
Halenur Kor

Sessizlik tülünü sarıp başına,
'Neden? ' halkasını takıp kaşına,
Zehri tutam tutam katıp aşına,
Sevdâ yangınında yanın geceler...

O yâri yıllarca görmeyecekse,

Devamını Oku
Halenur Kor

FIRTINA...

Kapkara bulutlarla köpürüp savruluyor,
Yüce dağlardan esen, uğuldayan fırtına...
Tutmuş saçım, ensemden, yüreğim kavruluyor,
Tüm öfke, gazâbını sarıvermiş sırtına...

Devamını Oku
Halenur Kor

Sessizlikte küçücük bir hıçkırık,
Bir iç çekiş, yüreğimi dağlayan.
Diller susmuş, rüzgâr susmuş, saz kırık,
Geceler mi, yıldızlar mı ağlayan?

Dertler yağmur, sulu sepken çağlıyor,

Devamını Oku
Halenur Kor

Buruk Bayramlar…

Sabri Bey, konsolun çekmecesinden çıkardığı zarfları ve tebrik kartlarını masaya koydu. Dostlarının adreslerini yazdığı defteri çıkardı. Ceketinin cebinden dolmakalemini aldı. İçerden kızına seslendi:
-‘Hâlenur! Gel kızım, gel benim küçük kâtibem… Hadi gel de bayram tebriklerini yazalım. Geç kalmasın. Yarın atmam lazım.’ Dönüp karısına gülümsedi.
-‘Kızımın yazısı çok güzel, şimdi hepsini yazar, yarın atarız. Aman unuttuklarımız olmasın.’
Küçük kız, babasının övgü dolu sözleri üzerine gülümseyerek geldi. Masaya oturdu. Babasının söylediği bayram kutlama mesajlarını inci gibi yazısıyla pür dikkat yazdı. Kartları tek tek yazıyor, önceden adreslerini yazdığı zarflara özenle yerleştiriyordu. Büyük bir iş yapıyor gibi, gururla gülümsüyordu.

Devamını Oku