Neftî, mor, lâcivert bir deniz gibi,
Uzun bir sükûnun sessizliğinde,
Acı bir kampana vuruşu gibi,
Aksetti akşamın ıssızlığında...
Gözlerimde, yine dalgalar coştu,
Yüreğimde kanadı gelincikler,
Nerdesin?
Yıllar öncesinde
Ağladı küçük bir gelin,
Öyle mahzundu...
Ayrılık şarkıları söylerken rüzgâr
Her gün dudaklarımın ucunda,
Söyleşiriz ağız ağıza.
Dualarımı bilir,
Dinler yakarışlarımı, ne söylerim...
Fısıldar o da,
Neler söyler sessizce,
Dönülmesi imkânsız bir yola çıktım artık,
Taşlar dikenler olsa yılmadan gideceğim.
Kapatıp gözlerimi, duymadan hiç bir sözü,
Sevdikçe onu yine bir daha seveceğim
Kuruldu sanki kalbim, ne yapsam işleyecek.
Bir göktaşının üzerine oturmuş
Üç uzaylı cüce.
Geliyorlar sevinçle dünyaya doğru.
Ne güzel görünüyor uzaktan
Yeşil ormanlar, mavi deniz,
Dağlar ve bulutlar.
Gelen iter, giden iter,
Açılıp kapanmaktan yorgun bahçe kapısı.
Biteviye duyulur kulakta fısıltısı...
''Hoş geldin '' der, gülümseyerek,
Ama hazindir uğurlaması...
Dibinde çömelen kızlar olmuşlar arkadaşı.
BİLSİN Kİ ÇOK SEVİYORUM...
Gönlüm sevdi gözlerini, sözlerini, bilirsin,
Güzel yürek, ince duygu, dili ballı sevdiğim.
Senle dolu hülyâlarım, rüyâma hep gelirsin,
Fidan boylum, güzel soylum, ak sakallı sevdiğim...
Sıcacık bir yaz akşamı. Batan güneş öyle güzel ki...
Balkonun demirine dayanmış bir halde ne kadar durmuşum bilmem? Kim bilir neler düşünüyordum? İçerdeki bağrışmalar artık o kadar sık olmaya başlamıştı ki, çocukların sesleri evin bir parçası sanki...
İşte, evlerine dönen erkekler. Evlerin direkleri. Elleri, kolları dolu, servis arabasından lojmanın bahçesine dağılmaya başladılar. Koşarak babalarını karşılayan, paketlerini taşıyan çocukların çığlıkları yukarı kadar geldi. İçerdeki şamata durdu. Çocuklar balkona koşmuştu. Gözleri babalarını aradı.
Herkes evine girdi. Bahçe yavaş yavaş boşaldı. Akşamın karanlığı bir sis gibi etrafı sardı. Çocuklar balkondan içeri girdiler. Şimdi içerde bir sessizlik var, neden acaba?
Karşı bloklar ışıl ışıl, mutfaklar cıvıl cıvıl. Masalar dolu. Evin beyleri baş köşede. Sıcacık çorbalarının kokusunu içlerine çekip, kadınlarına sevgiyle bakıyorlar. Çocuklar neş'eli. Günün haberleri babaya anlatılıyor. Herhalde mutluluğun en yoğun olduğu zamanlar bunlar...
Nasıl da dalmışım? Kapalı perdelerin arkasını görmüş gibi... Balkonun demiri ne soğuk! Saat de ne çabuk geçmiş.
Üstüme örttüm şimdi elem örtüsü,
Zindanımda başbaşa dertlerimle ben.
Gözyaşım yanağımda yüzümün süsü,
Hıçkırık dudağımda, kederimle ben.
Karardı şimdi güneş doğmaz ufukta,
Bir ninni geliyor kulaklarıma,
Şırıl şırıl derelerin akışı gibi.
Yumuşacık bir el yanaklarıma,
Meltemin okşayıp sarışı gibi.
Unutulmaz hâtıralar çok derin,




-
Hüseyin Erdoğan
-
Halenur Kor
Tüm YorumlarŞiirleriniz sevgi dolu duygulu biz okuyucularınızın gönül tellerini titretiyor gönül bahçelerinde rengarenk bahar açıyor ateşe veriyor gönül ovalarımızı sevgi seli olup basıyor Kuylutyorum
ABDÜLHAK HAMİT’İN ŞİİR TANIMI:
İnsan, bazı kerre, hatırına gelen bir hayali tanıyamaz, o kadar güzeldir.
Zihninde uçan bir fikre yetişemez, o kadar yüksektir.
Kalbinde doğan bir hissi bulamaz, o kadar derindir.
Bu acz ile bir feryad koparır, yahud pek karanlık bir şey söyler, ...