Beni sevmediğini bilmek çok acı,
Kalbinde yerimin olmayacağını bilmek çok acı,
Aslında biliyor musun seviyorum desen
Yalan söylesen de ben sana inanırım!
Ne elini verdi aşkın suyunu içirdi.
Ne de yürekten sevip yaralarımı sardı.
Gözyaşı ve sessiz çığlıklarımla bıraktı.
Gidiyormuş, yaktın be ciğerimi papatyam.
Dağlardaki kır çiçekleriydin sen.
Ahu gözlerin güneşle ışıldıyordu.
Sen papatyalardan daha güzelsin,
Doğanın tüm güzellikleri sendin.
Bir camdan bakıyorum, kocaman dünyaya.
Sabahtan, akşama kadar, bir camda.
Gün orda doğuyor, orda batıyor.
Gecelerim, o camda geçiyor sadece.
Gariban emekliye bir zam bile yok,
Promosyon verirler, içinde hayır yok.
Eve ekmek almaya parası kalmamış,
Hali perişan emekliyi düşünen yok.
"Bir vuslatın içinde çark gibi dönüyor hayatım.
Ben çabaladıkça battım, battıkça balçık oldu her yanım.
Bazı şeyler istesen de olmuyor.
Şimdi bir vuslatın içinde dönüyorum;
Vazgeçtim artık her şeyden,
Bugünümden ve yarınlarımdan.
Gözlerimde yaş kalmadı derinden;
Dayanamıyorum artık, tükendim.
Bazen bağ çözülür ama korku çözülmez…
O can koşamadı önce; çünkü hâlâ bağlı sanıyordu kendini…
Sonra bir ses duydu, güven veren bir ses…
Ve işte o an başladı özgürlüğe koşmaya…
Gözlerin, inci mercan gibiydi.
Seni çok sevdim,yalnız rıhtımlarda.
Gülüşü ile, güneş gibi doğan yarim.
Sevdan ile zamansız,mutlu olandım.
Bilinçaltı mahzen, duygular kaçak,
Dışa çıkamayan rüyaya sığınır.
Bu hayatın içi keskin bir bıçak,
Ruhum annemin şefkatiyle avunur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!