Ben senin yüreğini sevdim be adam.
Ne dökülmeye başlayan saçların umurumda.
Ne yüzünde belirmeye başlayan çizgiler.
Ben senin yüreğini sevdim be adam...
Yüreğinizin çocuksuluğunu hemen göstermeyin. Ortaya sermeyin, açmayın kalp kapınızı hemen. Herkesi kendiniz gibi sanmaktan vazgeçin. Söylenen her söz, acımasız kalp, iki yüzlü dost, sizi hüsrana uğratır. Biraz tedbirli biraz temkinli olun. Güzel kalbinizi, masum ruhunuzu, açmayın olur olmadık zamanlarda, olur olmadık insanlara...
Yüreğiyle konuşan insanlar olsun hayatınızda.
Güzel bakışlarıyla sıcak içten ve samimi bi kahve içimlik sohbetleriyle içinizi ısıtan...
Yüreği yorgun kadın artık susmuştur.
Ne savaşlara ne yarışlara nede aşklara gücü kalmamıştır.
Gözleri yük vagonları gibi dolu dolu heveslerini uğurlamıştır.
Yaşadın mı diye sorsanız nefes aldık işte diyerek derin bir ah çeker uzaklara dalarak.
Tükenmiş onca yıldan sadece avucuna düşen beyaz saçları kalır yüreği yorgun kadın artık susmuştur...
Yürek hanemize bir sıfır daha ekleriz.
Olsun ya biz kaybetmeye alışığız.
Sonra bir çay demler bir şarkı açar.
Gözlerimiz nemli uzaklara dalarız...
Ey kadın tılsımını yanında taşı.
Ağır başlı gülümseyişler takın yüzüne.
Takılsın gözleri bakışlarındaki gizeme.
Mimiklerindeki çocuksuluk senin güzel yüreğini ele verse de.
Kalkanın gücün olsun kimseye eğilme.
Dünya güzelleşir senin elin değdikçe.
Yüzünü avuçlarına al ve gözyaşlarından öp. Usulca kulağına fısılda seni seviyorum diye. Işte o an sana kafa tutan, hırçınlıklar yapan, huysuz kadın varmı
bak bakalım karşında...
Saçlarını rüzgara bırak.
Üstüne heveslerini giy.
Çiçek kokuları sür.
Yüreğini sevgiye,
yüzünü mutluluğa çevir...
Zamana meydan okuyan kadınlar...
Duruşuyla, bakışıyla, yürüyüşü, endamıyla.
Rüzgarını bırakır geçtiği yolda.
Şiir gibi savurur saçlarını, baharları getirir kokusu.
Ruha dokunan, ele avuca sığmayan, başına buyruk özgür kelebekler gibi uçarı.
Yaşanmışlıklarına hiçe sayarak, arkada bırakarak, hüzün gülücükleri atarak, herşeye rağmen dimdik durarak. Yürüyüp geçen kadınlar...
Temiz bir dünya bırakamıyoruz çocuğum. Günden güne dahada kirli hava, kirli düşünceler nasıl emanet ederiz sizi geleceğe dilim lal, yüreğim kederli, dalgın düşüncelerle tek söyleyebildiğim zaman değişti...




-
Uğur Şahin
Tüm YorumlarTebrik ederim
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, gece gündüz içerim.