Kendi hayatımızı yaşamak için geliriz dünyaya.
Bizden başka herkese söz hakkı doğar zamanla...
14 Şubat'ta hediyenin bir önemi yok. Birbirinize zaman ayırın, ilgi gösterin kafi. Değerli olduğunuzu hissettirin, yüzünüzü avuç içinize alarak gözlerinize derin derin bakın, konuşmanıza bile gerek yok, onlar hakikati biliyor, önce gözleriniz sevmedimi. Yüreğe inen o ince sızı gözlerinizden geçmedimi. Can olun canan olun, yar olun yaren olun ama sen ben değil biz olmasını bilin, elleriniz kenetlendiğinde yüreklerinizde kenetlensin. Küçük notlar bırakın ve küçük sürprizler, seviyorsanız kıymet verin, sahip çıkın sevginize. Sonra Yar'i bırakıp Yarasına sarılmayın, Aşktan vazgeçip Acısını bir ömür taşımayın. Gurur kibir aranıza girmesin. Demem o ki hiç bir şey için geç kalmayın "AŞK" ertelenmeye gelmez...
Bir kelebek öyküsüdür zaman.
Bir varmış bir yokmuş diye başlayan.
Kısacık ömrümüz de acılara kök salan...
Acılarının kıyısında durmuş bir kadın,
yüreği hayal kırıklarına nasırlı. Kim üzmüş ki? Kimsesiz, yalın ayak bir çocuk misali.
Gözleri bulutlu dudağını büzmüş, ağladı ağlayacak.
Dalmış dalgaların gelgitine, kendi içinin gelgitleri gibi bir kadın daha kaybolmuş hayatın labirentlerinde.
Denize salmış gözyaşlarını haykırırken sessiz çığlıklarını...
Çocuğunu toprağa bırakmış bir anneye gidin bakın yaşıyormu nabız atmasını yaşamaktan mı sayıyorsunuz. Öpüp koklayarak büyüttüğü gözünden sakındığı biraz geç gelse telaşla yollara düştüğü uyurken üşür diye üstünü örttüğü yavrusuyla girdi toprağa....
Bizi bu acıma duygusu mahvetme dimi?
Başkalarından başlayıp kendimizde sonlanan acımalar...
Adım çocuktu...
Ama hep olgun olmamı beklediler.
Akıllı ve uslu olduğumda aferin aldım.
Ezilmiş bir çocuk var şimdi içimde şımarmamış, şımartılmamış, yaşından daha fazla olgunluk göstermiş, hevesi kaçmış, hayattan soğumuş bir çocuk....
Affettim azad ettim, azap kuşlarımı.
Onlar ki kırdıklarını bile bilmediler.
Sessiz kalırken bakmadılar
gözlerimin derinliklerine
hiç bilmeyecekler belki de
incittikleri bu canı...
Ah benim aklı başında tavırlarım, ağır olgun hallerim, iyi niyetimden sabır tespihim nereye? Kaldım mı içimdeki deliyle...
Kimseyi kazanmak yada kaybetmek umurumda değil, sırt sıvazlayan da olmadım, menfaat çıkarla işim olmaz zaten dünyanın gösterişli modası, teknoloji çılgınlığı, marka takıntısına kafam uymadı, olduğum gibiyim içimden geldiği gibi doğal sakin sessiz içimde kopar kıyamet dışım süt liman hani o ağzına vur lokmasını al derler ya işte o benim, ama iyi niyetimde bir yere kadar sonra perdemi çeker duvarımı örerim. Sessizliğimle döverim bağırıp çağırmama gerek yok gülümserim küfür gibi gelir. Sezgilerim beni hiç yanıltmadı gözlemleme yeteneğim güçlü, insanın yüzüne bakınca mimiklerini kitap gibi okurum, onun için yalnızım tek başına güçlü hissettiğim için kendimi. Merhamet duygum değirmen gibi içimi parçalar, dünyada bütün yavrulara annelik yapabilirim. Haksızlığa karşı tek başıma bile durabilirim. Her konuda güvenilir olduğum söylenir ne bileyim öyle derler ben onların yalancısıyım. Bana gelince dost yüreğiyle gelmeli insan hoşgörümde hürmetimde sonsuz, sana bir sır vereyim mi ben gayet aklı başında bir deliyim. Bu yapmacık düzeni bozuk dünya insanıysan benim göstermeme gerek yok haydi kapı orda...




-
Uğur Şahin
Tüm YorumlarTebrik ederim
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, gece gündüz içerim.