Umarım aldığınız nefesin değerini bilirsiniz.
Yaşam bir kullanımlık ve anlardan ve anılardan ibaret güzellikler ki görülmeye değer.
Gülümsemeli yorgun yüzler yorgun yürekler.
Gün aydı hadi kalk kahveni yap bir müzik aç keyfine bak yeni gün yeni umutlar getirsin ...
Olmadı yenildik be arkadaş, bizim de hayallerimiz vardı, boynu bükük kalan.
Çocuk gözlerle baktık hayata. Herkesi kendimiz gibi sandık. Yanıldık, yaralandık olmadı yenildik be arkadaş
Yeni yılda değişiklik istiyorsanız sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın. Olumsuz insanları hayatınızdan çıkarın. İyilik yapın, yüzünüzden tebessümü eksik etmeyin. Pozitif olun, yürüyüşe çıkın, dostlarınızla vakit geçirin. Sizi üzen, yıpratan durumları düşünüp daha da moralinizi bozmayın. Son gün bir dilek tutun. Yeni kararlar alın. Ertelediğiniz hayalleriniz varsa geç kaldım diye düşünmeden harekete geçin. İçinizdeki çocuğu şımartın. Bırakın çılgın desinler, bırakın deli desinler. Şimdiye kadar akıllı oldunuz da ne oldu, kim alkış tuttu? Artık önyargılarınızdan kurtulun.
Dipnot: En önemlisi değişime kendinizden başlayın, değişen sadece takvim yaprağı olmasın. Yeni umutlara, yeni heyecanlara yelken açın. Kendinizi özel ve değerli hissetmeyi unutmayın. Güzel bir yıl dileğiyle sevgiler...
Yeter artık! kulak tıkadım herşeye. Arsızı oldum acılarımın, umudumu da kaybettim. Söz geçiremiyorum içimdeki deli ye, yapacağı herşeyden hükümsüzüm...
Yıkılırım mı sandın kaybetmeye alışmış bir insan yıkılır mı sence?
Başını dik tutmayı çocukken öğrenmiş, hayatın patika yollarını ezberlemiş, yüreği harabe, yüzüne acı bir gülümseme eklemiş bir insan yıkılır mı...
Gülten Alp
İnsan alışıyor bir yerden sonra yaralarına, yangınlarına, yaslarına, buna olgunlaşma diyoruz sessizce kabullenme. Hatalara, hazanlara, hayallerin azalmasına, belkide olgunlaştıkca yalnızlığı seçiyoruz. Hep güçlü durma çabası yoruyor, yalnızlığın kuytu köşelerinde nasılda çocuk gibi ağlıyoruz, küsüyoruz, kendi kendimize huzur veya ceza veriyoruz...
Sonrası hiç birşey olmamış gibi maskelerle geçiyoruz yakınlarımızın arasından, Yaralarımızın, yangınlarımızın arasından. Başımız dik olgun bir gülümsemeyle. Diyoruz dostlarda, düşmanlarda bizi güçlü görsün yenilmez yıkılmaz bilsin...
Yıllar sonra ne olacak biliyor musun?
Beyninin yorgunluğu, beden yorgunluğuna dönüşecek ve bir gün düşeceksin, kalkmak için bir el arayacaksın, fedakarlıklar yaptığın insanlardan karşılık bekleyeceksin, gün hesaplaşma günüdür. Yıllarca koştuğun, çabaladığın, iki elin kanda olsa dertlerine sıkıntılara el attığın insanları arayacaksın. Müsait olmayacaklar, işleri çıkacak hep senden bir şeyler almış insanlar vermeyi öğrenmediler ki canım dediklerin can evinde yalnız bırakacaklar. Onun için kulağına küpe olsun, fedakarlık yap tabiiki ama kararınca. Fazla yorulmadan, fazla hırpalanmadan...
Cebimde umutlar getirdim.
Sevgiler, özlemler, mucizeler, sevinçler.
Tam elimi attım cebime dağıtmak için, cebim delikmiş, yolda dökülüvermiş tüm hevesle biriktirdiklerim.
Kenara sıkışmış biraz hüzün, yine mi dedim, asıldı yüzüm...
Yorgun adamları sevmek lazımdı belki de
Gözlerinden şefkat akanları..
Dinleyen, dinlendiren
Sizi saçlarınızdan öperek seven...
Gülten Alp..
İnsanlara kızgın değilim, kırgınım sadece.
Karşılığını alamadığım iyi niyetlerim var.
Verdiğim değerin, saygının, karşılığı olmaması.
Aynı anlayışı bulamamaktan suskunluklarım, yorgunluklarım ve yalnızlıklarım var...




-
Uğur Şahin
Tüm YorumlarTebrik ederim
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, gece gündüz içerim.