Mevsimine göre mi değişir tadında yaşamak ?
Bahçelerde kiraz çiçeği,
Nehirler yağmur seli olunca mı coşar
sevgiler de ?
Oysa bilirdik ki koşulsuz tek değer sevmekmiş.
Mevsimsiz, beklentisiz sarılmakmış da,
Takvimlere endekslidir kimi hayatlar !
Nefes almandaki süre
Attığın adımların sayısı
Mutluluk günleri
O yaprak yaprak akan
Zamanın içindedir
Bir hırçın sis gölgesinde akıyor zaman
Kendi ördüğümüz duvarlarla
Çelik bir zırha bürünmüş hayat
Uzaklardan el sallayarak bahara
Kuş seslerine
Börtü böceğe yasaklı yerlerden kulak kabartarak
Türkülerimiz...
Sesimiz, soluğumuz, gözümüz, kulağımız, avazımız,
Türkülerimiz...
Bir ucu yanık mektuptaki sevdanın sesi,
Gurbetle sılanın arasına sıra, sıra dizili mor dağları aşan turna kuşu.
Dillendikçe insana huzur veren en serin rüzgar.
Hep o turuncu akşamlarda büyürken gözbebeğim,
Serçe bir kuş çırpınır dururdu göğüs kafesimde.
Ah büyümek bilmeyen küçüğüm!
Gözlerin buğulanırken, insan bedeni küçülür mü ilk kış akşamlarına göçerken?
Göklerden inen sicime tutunur mu kirpikler?
Kimsesizliğin hırçın bir poyrazın omuzunda diner mi?
Bir gün olsun uğrama hüznüme
Buğulu gözler bahane arar
Bir Şiir
Bir söz de olsa yeter
Dokunma öyle uzaktan
İçim sağanakken
Bugünden yarına,boynu bükük umutlar
Kül rengi günlere muhtaçken;
Hangi cümle izah eder ki
Kifayetsiz duyguları…
Serçe kuş ürkekliğinde
Ne güneşler battı toprağıma
Yılmadan uyandık !
Yılmadan ...
Göğsümüzde kara bulutlar çırpındı
Eğilmedik gülüm
Eğilmedik ...
Şu suskun günlere artık dur demeli
Cemrenin kanatlandığı zamanda
O güzelim ruhunu kuşanmışken bahar
Dalların tomurcuğu omuzladığı ýerden karşılamalı günü
Mevsim canlanmayı fısıldıyorken
Çağla bademin yeşerdiği yerde
Bazen yağmurla söyleşiriz
O söyler, ben ağlarım
Sağanak cümleler akar aramızda
Kimseler duymaz
Kimseler ıslanmaz
Biz hep böyle dertleşiriz yağmurla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!