Her şehrin vardır bir huyu,
Her eşyanın,her insanın...
Vardır bir adeti her yörenin,
Buranın huyu sevgidendir
Sevdadır adeti bu memleketin
Bunu ben kırk yaşımda öğrendim
Başını koyunca yastığa
Gecenin karanlığında
Yapabildiklerini düşün mutlu ol
Yapamadıkların için ağlama...
Herşey senin elinde değil
Biliyorum beni anlamayacaksınız,
Gözlerime bakmaya korkuyorsunuz…
Oysa bir zamanlar o gözlerde
sadece o gözlerde buluşurdunuz.
İkinizin ortak umuduydum belki de,
Fırtınalardan kaçtığınız her an,
Beni götürecek bir gün bu kalabalık
Bak ben söyledim şimdi
Unutma sen de bunu...
Sevgisizligin deryasında
Hepimizin derdi bir yudum sevgiydi aslında
Dünya yaşlı,dünya yorgun,
İyileşmedi gitti şu sevdalar
Hep bir hüzün,
Bütün şiirler karamsar
Güzel seven çocuklardık oysa
Ne vakit bu kadar kötü olduk birbirimize
Çok mu erken büyümüştük
Ne gemiler yaktım sayısını bilemedim.
Aldım hayatı karşıma,sillesini sayamadım.
Korkunun faydası yok ecele,
Ecel geldi kaçamadım.
Dünya bir han,insan icinde yolcu...
Pembeyi de tanıdım,griyi de...
Paramparça ettiğin kalbim
Atıyor hala aynı inançla
Seni severken nasıl mutluysa
Nasıl darmadağın olduysa
seni kaybettiğinde
Paramparça ettiğin kalbim
Bir huzur köşesi gerekli
Bu kargaşa,bu kalabalık...
Toprağın yağmurdan sonraki kokusuna
Hep bir hasret kalmışlık...
Herkes çok yorgun,herkes çok karışık
Alıp götürecek birgün hepimizi bu karanlık...
Bir pencere kenarında,
eski bir tabure üzerinde,
yarım kalmış mutluluklar cebimde,
tanış olduğum hüzünlerim heybemde,
henüz tanış olmadıklarım kim bilir nerde...
Ömrümün en yorgun Perşembesi
Mevsimlerden hüzün,
Günlerden Çarşamba ertesi
Tam olarak nasıl olduğumu
Nerde oldugumu bilmediğim
bir yolun ortası mı diyeyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!