Gönül tahtına değişmem da var,
sonuçta indirdiklerim de.
Bir ömrün başında taşıdıklarım oldu,
bir de kırıldığımı bile anlamaktan
bildiklerin düşenler.
Ben sevgiyi kolay bir şekilde herkese vermekten
vazgeçtim.
Ama herkesin
emanetin ne olduğunu bilmedi.
Kimi oturduğu yer saray sandı,
kimi gölgesini bile ağır buldu.
Heybemde selam verdiklerim var,
bir de yol verdiklerim.
Selam verdiklerim
devam etmekteydi,
yol verdiklerim
kalbine basıp geçti.
Ben yine de
arkalarından beddua değil,
parçalar halinde.
Çünkü bazı vedalar
yüksek sesle yapılmaz,
insanın içine gömer.
Ne bağırır,
ne çağırır…
Sadece içinden bir kapıyı kapatır
ve bir daha açmaz.
Ben, ilk kayıtlarda silmedim,
ikinciyi ihmal etmedim,
üçüncüde sustum.
Dördüncüde
artık ben seçtim.
Kötü olmaktan değil,
yorulmaktan.
Gönül denilen şey
herkese koltuk dağıtmaz.
Kimisi kalır,
kimisi hiç giremez.
Ben kalbimi
pazarın yerini tutmadım,
ona gelene yer göstermedim.
Zamanla öğrendim:
Onun gülen dost değil,
onun susan masum.
Bazılarının görünümüne bakarak sever,
bazılarının sırtını incelerce rahatlar.
Beni ben yapanlar oldu,
ama beni ayakta tutan
onlara alışmadım,
öğrenmemdi.
Kırıldım,
ama sertleşmedim.
Yalnız kaldım,
ama eksilmedim.
Şimdi dönüp bakınca sistemler;
gönül tahtımda kalanlar
az ama gerçek.
Yollarım
çok ama gerekli.
Ve hepsine
kalbim açık,
sadece artık
kapısında olmasına rağmen bir akıl var.
Ben sevgiyi ciddiye alıyor,
ama herkese emanet ediyor.
Çünkü herkes kalbe girer,
ama herkesin
oradaki bilgileri hak etmez.
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 23:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!