Umutlar ne güzeldir “yeşerende” fidan gibi.
Bir kareye tamamlamaksa hayat
Haydi kırat,
Şahlan, fethet!
Umutlar ne de güzeldir yeşerende “fidan” gibi...
Boş sokaklar paylaştı gece geç vakit yalnızlığımı,
Bir beden olduğum yegâne değildi koyup da giden gölgem.
Kol kola dolaştık tenhaları iki sırdaş dost gibi;
Anlatan ben oldum, dinleyen yine ben.
An gelir gözlerim boşluğa dalar
Hayat bu kızım, bir yudum gerçek;
Muhtevası biraz dram,
Biraz komedi.
Kahkahaları gönlüne doldur...
Acıları sineye çek...
Sana yaklaşmak isterdim hep,
Seni senle paylaşmak...
Şakacı aynalar gibiydin.
Ben yaklaşsam uzaklaşırdın,
Ben uzaklaşsam yakınlaşır...
Tutamadım seni,
“Kale’nin bedenleri(*)/Koyverin gidenleri/
Niksar’ın fidanları/İpek bürük bürümüş yar yandım.”
............
Sevdiğim nazende çiçek!
Duymasan da beni bugün,
Güvendiğin dağlara kar mı yağdı,
Dörtbaşı mamur dostum?
Bizde kar kışın yağar,
Soğuk ama
Bembeyazdır yüzü...
Sende mevsim sarı sonbahar!
Kusuruma bakmasın nazik dostlarım!
Argo konuştum diye
Lügatleri bozulmasın...
O tatlı dildir ki kaypak ve esnek,
Deliğinden çıkarırmış ya hani
Dumanı tütüyor yine ateşin,
Birkaç çirkin sevda daha sürgüledim kalbime.
Şöminem hoş ve mağrur rolünde sıcak dram sergiliyor,
Kadehim dolmazdan boş,
Ve ben ayyaş encamı!
Bir amansız öksürük yakalamış seni,
Günden güne eriyorsun mum misali.
Sessiz bir bekleyiş var şimdi sende,
Sanki son rötuşlarını atıyorsun hayat tablona:
Bir anda her şey son bulacak,
Sonsuzluk senle başlayan yolculuk olacak...
Bize, hüzün yaraşır!
Ne bilirik gülmeyi biz...
Dizimizi dövmek yaraşır;
Kızımızı üzer miyik hiç!
Şu üç günlük dünyada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!