yaşam...
geçitini zora kaptıran bir hendek
her avcı katline aç bir hayvan gibi
uçurumun başında değerlenen piyasa ve
ayrılığın o küçük hüzünlü mucizesi....
Ben edebiyattan anlamam… Peş peşe ne 5 şair sayabilirim ne durup düşünmeden 5 kitap…
Edebiyattan anlamam yaptığım bu değil.. Doğduğum bu… Fıtratımı dışlamamak için alıp beni buraya koydular. Daha namuslu, daha ahlaklı dışlamak için alıp buraya attılar… Edebiyat benim, ben edebiyattan anlamam…
Bu taşlık benim yolumsa bir tercih ve çaba değildir ve iyi olmak için gayret diye bir şey yoktur olmuşluğa…
Benim ellerim bunlar, kalem diye yontulmadılar. İşte şu benim acz kalbim, bir kitaptan oyulmadı, kimseye yazmadılar…
sonra baykuşla konuşuyordu adam, dudakları sımsıkı kilitli
adam baykuşla papyonuyla konuşuyordu
dinliyordu baykuş dalına konduğu adamı
bir felsefeyle birlikte kaçmıştı hayalindeki kadını
ağlarken kazanın karasından bir şehir çıkmıştı
istanbulun trafiğinden davutpaşanın sorumlu olmayışı
ilkelliğimizde
zamanın akışı kıvranır ya
kendilerini denizden gören kuşlar
sancılanan bir dalgadır artık




-
Ubeyd Niyazi Kılıç
Tüm YorumlarEy sesine kuşların tünediği
Elvedaya binecek son ürperti... Çok İyi Çok Çok İyiii